›› GÜNCEL

Müzik Haberleri

Sinema

Tatil

Sağlıklı yaşam

Kadın

Tarihte Bugün

›› İNTERAKTİF

Mesaj Panosu

Sohbet











E-kart

Canlı Müzik

Canlı TV

İtiraf Edin!

Yemek Tarifleri

Ödev ve Tez Bankası

›› EĞLENCE

Fıkralar

Şiirler

Duvar Kağıtları

›› YAŞAM

Özel Günler

Günlük Burç Yorumu

Burçlar ve Astroloji

Biyografiler

Amerika'da Yaşamak

›› DİĞER

İddaa Maçlar

1001 İmza (Bar/Çubuk)

16 Dilde Sözlük

›› YEHHU

Anasayfa yap

Favorilere ekle

İletişim

 

 Yehhu Sohbet

 

 Reklam


 


 

  ana sayfa > Amerika'da Yaşamak



KÜLLERİNDEN DOĞAN KENT; ATLANTA

Günümüzde Atlanta güneydoğu Amerika’nın sadece iletişim, ulaşım, finans ve kültür merkezi değil; aynı zamanda çok uluslu firma ve şirketlere ev sahipliği yapması nedeniyle uluslararası bir şehir olmaya da aday. Hatta eyalet başkenti olmasının yanı sıra, Amerika Birleşik Devletleri’nin güney başkenti olarak anılıyor.

Farklı evler, farklı semtler ve farklı bir kent...

Bir yanda üst sınıfın konakları, diğer yanda orta sınıfın mütevazi evleriyle Atlanta birbirinden oldukça farklı semtleri uyum içinde taşıyan bir şehir...

Buckhead: Şehrin en şık ve lüks semtlerinden biri. Sıradışı konakların, gösterişli iş merkezlerinin ve lüks mağazalarla ödüllü restoranların bulunduğu bu semtte evlerin fiyatları ortalama 500 bin $ civarında.

Crescent: Lüks evleri, at çiftlikleri ve hatta merkeze yakınlığına rağmen küçük bir kasaba görünümüyle, Atlanta’nın yaşanası yerlerinden bir diğeri. Evlerin fiyatları ortalama 150 bin $. Şehrin havaalanı da bu bölgede bulunuyor.

DeKalb: Şehir merkezine yakın olmayı tercih edenler için bir diğer alternatif ise merkezin batısında kalan DeKalb.  Eyaletin ikinci büyük ilçesi olan DeKalb’de eyalet parkının etrafında yeni yapılanmalar var; fiyatlar ise evlerin tarzına göre 100-120 bin $ arasında farklılık gösteriyor.

Roswell ve Marietta: Trafik ve şehir kalabalığını sevmeyenler, biraz doğa biraz da tarih ile iç içe olmak isteyecekler için, şehrin kuzey ve kuzeybatı kısımlarında yer alan Roswell ve Marietta kasabaları çok ideal. Atlanta’nın prestijli yerlerinden biri olan Roswell’de evler 250-300 bin $ değerinde. Göller ve parklarla donanmış Marietta’da ise merkeze yakınlığına göre en az 130 bin $, en çok da 300 bin $ vererek bir ev sahibi olabilirsiniz.

Gwinnett: Şehrin en hızlı gelişen ve yatırıma en elverişli yerlerinden biri de Gwinnett. Lanier Gölü civarındaki evlerin fiyatları 150-180 bin $ civarında değişiyor. Bu bölgedeki gayrimenkul fiyatlarında geçtiğimiz yıl yüzde 21’lik bir artış olmuş.

Dilediğiniz ev sizin olabilir...
Atlanta’daki evlerin bu fiyatları yüksek gibi görünse de, ister 15 ister 30 yılda tamamlanan ödemelerle dilediğiniz  evin sahibi olabiliyorsunuz. Bu şekilde ev satın almak Atlanta’da oldukça yaygın ve böylece kira öder gibi pek fazla zorlanmadan ev sahibi olabiliyorsunuz.

Kredi başvurusu için gereken evraklar
Satış sözleşmesi ya da tapu; son iki yıldaki tüm işverenlerin, evsahiplerinin isim ve adresleri; krediyi alacak kişinin şu anki adresi, hesap numaraları, aylık bordrosu; son üç aylık banka hesap dökümleri; eğer serbest meslek sahibi ise vergi ödemeleri ve belgeleri, yıllık gelir-gider-denge bütçeleri...

Bundan sonrası ise tabii ki istediğiniz  evin değerine ve sizin bütçenize göre değişiyor. Örneğin 150 bin $ civarında alacağınız bir krediyi 30 yıl boyunca her ay 1000 $ (yüzde 7’lik bir vade farkı uygulanıyor) ödeyerek karşılayabilirsiniz. 15 yıl sürekli bir ödeme planı tercih ederseniz, aylık ödemeniz gereken tutar 1350 $’a çıkıyor. Beğendiğiniz ev   için biraz daha fazlasına mı ihtiyacınız var? 30 yıl süresince her ay 1600 $ ödeyebilecekseniz bu da kolay... 250 bin $ krediniz hemen hesabınıza yatıyor... Böylece hayallerinizdeki evin uzun vadede de olsa sahibi oluyorsunuz.

yukarı

BOCA RATON

Florida deyince akla gelen ilk adres şüphesiz Miami. En azından bugüne kadar öyleydi. Çünkü son birkaç yıldır sessiz, ama derinden ilerleyen Boca Raton’un yıldızı iyice parladı. Boca Raton’daki en lüks evler, Türkiye ile kıyaslandığında alınabilecek fiyatlarda. Hatta bu kalite ve güzellikteki evleri Türkiye’de almaya kalksanız belki gücünüz yetmez.

Neden Boca Raton?
Boca Raton ve Fort Lauderdale’e insanlara sadece eğlenmek ve tatil yapmak için değil, aynı zamanda sağlık ve çocuklarının eğitimi amacıyla da gelmekte ve yerleşmeyi tercih etmekteler. Boca Raton’da Community Hospital’s, Lynn Cancer Center ve Fort Lauderdale’da Cleveland Clinic, dünyaca ünlü sağlık kuruluşları. Kışın bile havanın 22-26 derece arasında olması da birçok kişi için tercih sebebi. Boca Raton’a gelmeye başlayan yabancılar arasında çok sayıda Türk de var. Halen bu bölgede çalışıp yaşayan 3000 Türk aile bulunuyor. Yörenin en önemli avantajlarından biri son derece güvenlikli olması. Çevre temizliğine ve korumaya da müthiş önem veriliyor. Fort Lauderdale, Miami ve Palm Beach gibi merkezlere ulaşım da son derece kolay.

Konut tipleri ve rayiçler
Bizdeki apartmanın karşılığı Amerika’da ‘condominium’ denilen binalar. Florida’da condominium’ların büyük bir çoğunluğu okyanus ya da kanal kıyılarında yükseliyor. Rayiçler manzara, şehir ve metrekareye göre değişiyor. Fiyat yelpazesi, 200 bin $ ile 1 milyon $ arasında. Fort Lauderdale civarında 2 ya da 3 yatak odalı lüks bir dairenin fiyatı, 275 bin-400 bin $ arasında. Boca Raton’da aynı özelliklerde bir daire ise 25 bin-50 bin $ daha pahalı.
Townhouse, genellikle 2-3 yatak odalı, iki katlı, bitişik nizam evlere verilen ad. Florida genelindeki rayiçleri, 50 bin-120 bin $ arasında. Boca Raton’da 10 bin-20 bin $ daha pahalı olabiliyor. Townhouse tipi bir ev alacaksanız, bizim tavsiyemiz, 90 bin-130 bin $ arasında     olanlar içinden bir seçim yapmak. Bu tip evlerde yaşayanlar, emekliler ve genç çiftler. Lüks ve metrekare olarak büyük townhouse’lar okyanus ve sahil  boyunda sıralı ve fiyatları da yukarıda belirttiklerimizden daha yüksek.

Müstakil evlere gelince... 
İçinde bulundukları yerleşime (site, kooperatif) göre fiyatları değişiyor. 100 bin-150 bin $’a bile ev bulabirsiniz, ancak bu konutlar sizi ne kadar memnun eder bilemiyoruz; çünkü hiçbir surette unutmamak gerekir ki, evin fiyatı bir anlamda çevrenin kalitesi hakkında da ipucu verir. 150 bin-225 bin $ olan evler orta sınıfa giriyor. 225 bin-300 bin $ olanlar ise iyi sınıf evler ve özellikleri alt ve orta sınıfa göre kat be kat üstün. Lüks ve kaliteli evlerin rayiçleri 225 bin-375 bin $; en lüks ve güzel gayrimenkuller ise 400 bin-1,5 milyon $ arasında değişiyor. Kıyıda bulunan eski konutları satın alıp yeniledikten sonra satmayı tercih eden çok sayıda da kişi var.

Ev satın almak artık rüya değil
Türkler, yurtdışında öncelikle Amerika’da ev sahibi olmayı istiyorlar. Bir yabancı olarak Amerika’da rahatlıkla uzun vadeli (15-30 yıl) emlak kredisi kullanabilirsiniz. Birçok kredi çeşidi bulunmakta olup, sadece yüzde 20 ya da 30 peşinat yeterli olmakta. Yüzde 20 peşinatlı programlar, gelirinizi ve banka mevduatlarınızı belgelemenizi gerektiriyor. Yüzde 30 peşinatlı programlar ise ya çok az, ya da tamamen belgesiz olarak temin edilebilmekte. Amerika’da gayrimenkulünüzü kiraya verme hakkına da sahipsiniz. 6 ay veya daha az süreli kiralama durumlarında   ise her ay yüzde 4 oranında Turist Geliştirme Vergisi ödeniyor.

yukarı

CHICAGO'NUN YILDIZI; NORTH SHORE

Chicago, İllionis eyaletinde Michigan gölünün güneybatısında yer alıyor. Kentin kuzeyinde, Michigan Gölü’nün batısında yer alan, seçkinlerin tercihi North Shore bölgesi; Winnetka, Wilmette, Glencoe, Kenilworth, Highland Park, Lake Forest ve Lake Bluff adlı yedi kasabadan oluşuyor. Winnetka, North Shore bölgesini oluşturan yedi kasabadan ve dünyanın en lüks bölgelerinden biri. Chicago’nun kuzeyine dağılmış, Michigan Gölü’nün yanında yer alan doğal manzaralı Winnetka, Wilmette, Glencoe, Kenilworth, Highland Park, Lake Forest ve Lake Bluff bir yüzyıldan fazla zamandır saygın Chicagolular’a ev sahipliği yapıyor.

Sheridan Caddesi’nde gezinti
Dönemeçli ve dolambaçlı Sheridan Caddesi, pahalı ve ultra-pahalı çizgisini belirler. Caddenin doğu kısmı göle yakınlığı nedeniyle daha tercih edilir bir konumda. Sheridan Caddesi, Chicago’nun kuzey kesiminden başlıyor ve tüm North Shore kasabalarını dolanıyor. Eğer caddede bir gezinti yapmak isterseniz keskin virajlar ve yol üzerinde dikkatinizi dağıtabilecek manzaralar nedeniyle arabanızı çok dikkatli kullanmalısınız, yoksa kolayca yol dışına çıkabilirsiniz. Sheridan Caddesi’nin kuzey başlangıcında, sağ tarafınıza baktığınızda kalın meşe ağaçları arasından Michigan Gölü ve buradaki evleri koruyan güvenlik kapıları gözünüze çarpar. Bu evlerin ön kısımları, göl tarafında maksimum alan bırakarak, kır ve göl manzarasını birleştirebilmek için caddeye yakın inşa edilmişlerdir. Batı tarafındaki evler ise, göl manzarasını yakalayabilmek için, doğu tarafındaki evlerin tam tersine, caddeden uzak ve özellikle küçük tepeciklerin üzerine kuruludur. Caddenin her iki yakasında da çekici Jazz Age mimarisi örneklerini görmek mümkündür. Tudor, Georgian ve Victorian stillerini yansıtan 70 yıllık evler mevcuttur.

North Shore’da ev sahibi olmak
North Shore’da yer edinme şansı bulmuş insanlar, genellikle Chicago’nun içinden, Barrington gibi küçük batı kasabalarından, Windy City’den ya da hayat standartları değişen North Shorelular’dan oluşuyor. Kuzeye doğru gidildikçe North Shore halkının hayat standartları yükseliyor ve Lake Forest’ta maksimuma ulaşıyor. Lake Forest;'ta ev fiyatları ortalama 700.000 $ civarında.

yukarı

HAWAII'DEKİ LÜKS DALGASINI YAKALAYIN

ABD'nin 50. Eyaleti olan Hawaii bir adalar topluluğu. Bu topluluk sekiz büyük ada ve 124 adacıktan oluşuyor. Topluluğun sekiz büyük adası Hawaii, Maui, Molokai, Lanai, Kahoolawe, Ohau, Kauai ve Niihau’dur. 

Gayrimenkulde inanılmaz dalgalanma
Hawaii’nin lüks gayrimenkul piyasası, adeta sabırlı bir sörfçü gibi, 10 yıldan daha uzun bir süredir ekonomisindeki dalgaların iniş ve çıkışlarını takip ediyor. 1980’li yılların ortasında Oahu, Maui ve Big Island of Hawaii’deki tüm lüks evler, Japon spekülatörlerin tsunami dalgası gibi akın etmesiyle birlikte adeta ortadan silinip süpürüldü. Piyasa 1992 yılında zirveye ulaşmışken birdenbire hızla kırılan bir dalganın dümen suyunda aşınmış emlak değerleri, içi boşalan lüks hoteller ile yüksek rayiçli evler bıraktı. Aynı sıralarda, Kauai hem mecazi, hem de gerçek anlamda bir tsunami dalgası tarafından mahvedildi. Iniki Kasırgası geliştirme çalışmalarını birkaç yıl gerileterek piyasayı darmadağın edip adaya 1.6 milyar dolardan fazla hasar verdi.

Düşüşten yükselişe
Eyaletin lüks piyasasındaki mevcut durumu en iyi Hawaii’nin felsefesi olan “rahat takılmak” açıklıyor. Yerel gayrimenkul danışmanları iki üç yıl içerisinde eldeki stoklar tükenip de ekonomi durulduğunda, piyasanın satıcılar yönünde oluşacağını düşünüyorlar. Aynı zamanda, tazelenen ilgi, lüks evlerin kelepir fiyatları ve varlıklı Amerikalılar’ın lüks tutkusu da Hawaii’nin eski günlerine dönmesini sağlayacak diğer etkenler arasında yer alıyor. California’da lüks gayrimenkul piyasasının hareketlenmesiyle birlikte Hawaii’deki lüks konut pazarının da gelişmeye başladığı gözleniyor.

Hawaii gayrimenkul piyasasının genel olarak son yıllarda yaşadığı düşüşe rağmen, rayiçleri 5-12 milyon $ arasında olan evlerin fiyatlarında şaşırtıcı bir direnç olduğu gözlemleniyor. Bununla birlikte, en kötü zamanlarda bile alıcıların Oahu’nun lüks kesimlerindeki lüks evlerle ilgilenmesi gayrimenkul piyasasını düşüşten kurtarıyor.


Honolulu’da yüksek fiyatlı satışlar
Ocak 1990’dan beri en pahalı Honolulu satışı olan 1998 yılında 13.2 milyon $’lık bir gayrimenkulle gerçekleşti. Bu satış da dahil olmak üzere, 4 milyon $’dan daha yüksek fiyatlı beş satış yapılmış durumda.
Honolulu’daki yaşamın temposu Los Angeles’a göre yavaş, ancak Kona’daki (Big Island) yaşam temposu bundan çok daha sakin...

Big Island; yeşil-kumlu kumsalları, kar-kaplı Mauna Kea, gür tarımsal bitkileri ve 11 iklimsel bölgesiyle zengin bir çeşitlilik sunuyor. Amerikalılar Kona Kohala Coast’un lüks açısından çok elverişli olduğunu farkederek alıcılar piyasasının avantajını geç kalmadan yakalamaya çalışıyorlar. 1997 Haziran - Eylül ayları arasında Big Island’da tam 18 lüks ev satılmış durumda. Japonya, Kore ve Keahole-Kona Havaalanı arasında direkt uçuşların artırılması birlikte gayrimenkul satışlarında daha fazla bir hareketlilik bekleniyor.

Maui ve Kauai
Artık Maui’deki lüks gayrimenkul piyasası da kendini toparladı. Güney kıyısında gayrimenkul satışları bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 91 artarak ortalama ev satış fiyatları 612.500 $ civarında seyretti. Batı Maui ortalama satış fiyatları Kapalua’da 1.1 milyon $ ve Kaanapali’de 714.000 $’I buldu.

fieker kamışı vadileri, şelaleler ve gökkuşaklarıyla donanmış dağlarıyla Maui; gelişmiş Honolulu ile Hawaii’nin özünü oluşturan el değmemiş Garden Isle ve Kauai arasında hassas bir denge kurması nedeniyle turistlerin gözde yerlerinden biri. Pacific Business News’a göre son zamanlarda Kauai’de fiyatlar 4 milyon $’dan daha yüksek durumda.

Böylesine engin bir genişlik, Hawaii’yi çok özel kılarak bu cennet köşesini simgeleştirmekte ve elit alıcıların tercihi yapmakta. Kısa bir süre sonra gayrimenkul piyasasındaki bu hareketlenme güç toplayarak Hawaii’yi yeni milenyuma güvenle “aloha” dedirtecek kadar başarılı bir şekilde dalga dalga yayılacak gibi görünüyor.

yukarı

LAS VEGAS CONODOMINIUMLARLA YÜKSELİYOR

Dünyada gerçekten Las Vegas gibi bir yer daha yok. Başka nerede, Roma tanrılarının şarkı söyleyen heykellerini, New York ve Paris’in büyük yön levhalarını bir gecede görebilirsiniz ki... Las Vegas’ın simgesi olan 129 bin tek kollu canavar ve 4300’den fazla oyun masasında kumar oynama fırsatını da unutmamak gerek.

Her yıl muhteşem Strip ışık şovunu izlemeye ve neonlardan oluşan şehrin ünlü siluetini görmeye gelen 30 milyondan fazla turist, eşsiz ve farklı eğlenceler bu kumar merkezinin ayırt edici özellikleri. Aynı ziyaretçiler kısa bir süre sonra sadece yükseklerdeki otel ve casinolara bakmayıp, aynı zamanda şehrin peyzajı içerisinde yeni yeni yer almakta olan lüks condominium binalarını da görüyor olacak. fiehrin yatay gelişmesine paralel olarak Vegas ufuka uzanan üç dönüm noktası ile dikeyleşiyor: Turnberry Place, Park Towers at Hughes Center ve Versailles.

 

Elit condominium’lar
Las Vegaslı’lar, diğer metropolitanlardan farklı olarak, ticaret merkezlerinin gözdesi çok katlı lüks gayrimenkullere son birkaç yıldır akın etmeye başladılar. Son yıllarda en iyi alışveriş, eğlence, ve gastronomi merkezlerinin şehre getirilmesine yardımcı olmak için yatırımcılar piyasanın üst tabakasına yöneliyor. Yörede benzersiz golf sahaları olan resortların bulunması ve büyük şirketlerin çalışanlarının bölgeye taşınması, alım gücü yüksek insanları çekmeye devam ederken, dünyanın en iyi şeflerinden birkaçı ki bunlara; Wolfgang Puck ve Emeril Lagasse de dahi, Vegas’ın mutfağının gelişmesini sağlıyor.

5100 m.2’lik tenis ve havuz kompleksini içeren Turnberry Place’de, ilk kısımda yer alan birinci kuledeki 184 konuttan 135’i, 6 ay içinde satıldı. Öyle ki, önceden 6 yıllık bir plan çerçevesinde ele alınan proje, artık 3 yıl olarak revize ediliyor. Yarısı California’dan gelen alıcılar Turnberry Place yaşam tarzını elde etmek için 390.000 $’dan (140 m.2’lik konut) başlayarak 6 milyon $’a (1.000 m.2’den büyük kule suiti) varan yatırımlar yapıyor. Park Towers şehir içinde 1.5 dönüm üzerinde, iki adet 20 katlı kulede 2-4 yatak odalı ve tümü balkonlu olan konutları içerecek. Sonuç olarak; Vegas’ın muhteşem manzarası, üç yeni gayrimenkul geliştirme projesi için de bir çekim kaynağı oluşturuyor. Ve Vegas’taki her şey gibi, oynamak için ödemek gerekiyor. Park Towers’ın zengin kütüphanesi, sigara/oyun salonu, sağlık ve fitness kulübü kullanımını da içeren 500 m.2’den büyük konutlar için 2.4 milyon $’dan daha yüksek fiyatlar söz konusu. Çatı katı konutlarının dördü de 5-6 milyon $’a satılmış bulunuyor. Konutların bir kısmının 2000 yılı sonlarında teslim edilmesi bekleniyor.

Farklı bir yorum; Versailles
Turnberry Place ve Park Towers’ın en büyük avantajı şehir içinde konumlanmaları. Diğer bir geliştirme projesi ise, şehirden uzak olmanın avantajlı olacağını düşünüyor. Condo yaşam tarzına değişik bir yorum katıyor Versailles. Strip’ten 15 dakika uzaklıktaki Versailles, endüstriyel ve ticari alanlardan çok, konut gayrimenkullerinin master planda yer aldığı bölgede bulunan tek lüks condo geliştirme projesi.

Bağımsız 3 adet kulede 90 konut olarak tasarlanmış olan Versailles, 11 dönümü Fransa’daki Versailles Sarayı’ndan esinlenerek düzenlenen toplam 6 dönüm araziyle çevrili olacak. Tüm konutlar, halka açık Badlands Golf Sahası ve yakındaki -ikisi inşa halinde- yedi golf sahasıyla yayılmakta olan Summerlin konut geliştirme projesini görüyor.

Versailles’ın potansiyel müşterilerinin çoğu Las Vegaslı olmakla birlikte, ilgilenenlerin yüzde 60’ı ulusal ve uluslararası topluluklardan. Bunun sebebi White House tarzı güvenlik sistemi, Avrupai tarzdaki mimari yapı veya 1.2 -7.8 milyon $ arası fiyat etiketlerine sahip olması olabilir. Tüm konut sakinleri her bir kulede bulunan tüm imkanlardan faydalanabiliyor: Erkek ve kadınlar için ayrı sağlık kulüpleri, havuzlar ve kaynak suları, bir balo salonu ve dört konukevi.

yukarı

NEWYORK NEWYORK

Avrupa basını her ne kadar New York'u uyuşturucu ve mafya yatağı, işsizlerin ve evsizlerin şehri olarak lanse etse ve söylenenler doğru olsa bile bu, New York'un onlarca çehresinden sadece biri. Zira New York yalnızca Amerika'nın en büyük şehri olmakla kalmıyor, Tokyo ve Mexico City'den sonra dünyanın en büyük üçüncü şehri olma özelliğini de taşıyor. Onunla boy ölçüşebilecek Paris ve Londra'nın New York'un yanında sönük kaldığı da bir gerçek. Yabancılar için New York genelde Manhattan demek (oysa şehrin en küçük beş muhitinden biri). Hudson ile East River arasında kalan bu dar adada birçok otel ve restoranın yanı sıra çok ilginç aktiviteler, jazz kulüpleri ve her türlü müzik tutkunları bulunuyor. Turistlerin çoğu da günlerini, gökyüzüyle buluşan gökdelenlerin şehri Manhattan'da geçiriyor zaten.

Bir kent senfonisi
New York eyaletinin güneydoğu kesiminde, Hudson Irmağı'nın ağzında yer alan New York kenti, beş bölgeye ayrılmış durumda. Manhattan, Brooklyn, Bronx, Queens ve Staten Island. Yerlisi olmayan bu şehir, her biri kendine özgü kimliği ve yaşam tarzıyla ayırt edilen bir dizi semtin toplamı olarak da tanımlanabilir.

Sadece turistler değil, Amerikalılar için bile New York deyince Manhattan geliyor akla. Manhattan, New York'un ekonomik ve kültürel yaşamının odağı. Değişik etnik toplulukların ve yaşam biçimlerinin Manhattan'daki kadar iç içe geçtiği Brooklyn, alışveriş merkezleri ve sanayi bölgelerinin yanı sıra gelir düzeyi yüksek kimselerin oturduğu Brooklyn Heights'tan, yoksulluğun hakim olduğu Bedford-Stuyvesant'a kadar çeşitli konut alanlarını kapsıyor. Brooklyn aynı zamanda dünyadaki en kalabalık yahudi nüfusuna sahip.

Orta sınıfın kalesi durumundaki Queens daha çok eski ve oturmuş muhitlerden oluşan bir yerleşim bölgesi. Bronx'da ise bazı kesimlerde lüks konut alanlarıyla orta sınıf apartman bloklarının ağır basmasına karşın, özellikle South Bronx ve Hunt's Point'de geniş bir alana yayılan mahalleler çeşitli kirli işlerin döndüğü alanlar. Son yıllarda kentsel alanların gelişme gösterdiği Staten Island'ın büyük bölümü ise kırsal bir görünüm taşıyor.

Önemli yerleşimler

  • Brooklyn Heights: Gerçek bir Manhattanlı için Brooklyn, adımını atmadığı ve hiç bilmediği bir semttir, ancak istisna bir yeri var: Brooklyn Köprüsü'nün güneyinde, Brooklyn Heights diye bilinen muhit. XIX. yüzyılın şık semti, XX. yüzyılda gözden düşmüşse bile günümüzde yeniden itibar kazanmış durumda. East Side'ı artık sıkıcı ya da fazla pahalı bulmaya başlayan ressamlar, yazarlar ve 40 yaşın üzerindeki ünlü  isimler Brooklyn Heights'e yerleşmeye başladılar. Eski evlerin çoğu restore edilmiş durumda. En güzel evler ise Willow Street üzerinde sıralanıyor.

  • 5. Cadde: Manhattan'ın can damarı... Sokaklar, hep bu cadde temel nokta  alınarak numaralandırılıyor. Empire State Building ve Plaza Hotel özellikle görülmesi gerekli yerler. fiehrin en ünlü dükkan ve 'cafe'leri de 5. Cadde'de. Caddenin kuzeyinde, New York'un 'yeşil akciğerleri' sayılan Central Park başlıyor. Parka bakan evler şehrin en pahalı evleri!

  • Greenwhich Village: 1696'da kurulan Greenwhich, XVIII. ve XIX. yüzyıllarda doğa tutkunu New Yorklular'ın buraya gelerek kır evleri inşa etmesiyle oluşmuş bir bölge. Zaman içinde kasaba olmaktan çıkarak şehir kimliğine bürünen Greenwhich bugün aydınların ve bohem yaşayan kişilerin adresi. Sanatçıların çoğu yüksek kira bedelleri yüzünden başka yerlere taşınmışlar. Tertemiz havası dışında Greenwhich'in bir diğer belirgin özelliği ise dünyanın en yoğun homoseksüel nüfusuna sahip olması!

  • Park Avenue: Mimari açıdan Manhattan'ın en renkli caddesi. Geniş sokaklar, bol yeşil alanlar, aynalı camlarla kaplı binalar... Modern büroların klasik örneklerinin en güzellerini Park Avenue'de bulabilirsiniz.

  • SoHo: South of Houston Street, kısa adıyla SoHo, prefabrik çelik evlerle dolu. XIX. yüzyılın ikinci yarısında inşa edilmiş bu yapılar, modern yapılaşmanın da ilk örnekleri. '70'li yıllarda Greenwhich Village'da ev fiyatlarının yükselmesi üzerine birçok sanatçı SoHo'ya yönelmiş. Oysa bugün SoHo'daki emlak fiyatları Village'dakileri aratmayacak kadar pahalı. 

  • Battery Park City: Manhattan'ın güney ucunda, World Trade Center'ın inşa edildiği yerde yeni bir yerleşim  alanı kuruldu: Battery Park City. Post-modern mimarinin inanılmaz başarılı bir örneğini sergileyen proje bittiği zaman 25.000 kişi burada oturacak.

  • Long Island: Long Island'ın 'Gold Coast', yani ‘Altın Kıyı’ adıyla anılmasının nedeni sadece altın kumsalları değil, zenginlerin burada müthiş görkemli yazlık evler inşa etmeleri. Doğa tutkunları için doğru bir adres.

Kredi her kapıyı açıyor

Amerika'da her şey kredi demek. Amerikan sistemi kredi üzerine kurulu. Bankadan kredi aldığınız takdirde her şeyi yapabilirsiniz. Banka cüzdanı fotokopisi, mal beyanı, maaş ve/veya diğer gelirlerinizin dökümü gerekli evraklar. Ayrıca satın alacağınız gayrimenkulün bedelinin yüzde 30'unu ödeyebilecek kapasiteniz olmalı. Bu takdirde, kredi    için başvurduğunuz banka fazla detaya girmeden başvurunuzu kabul ediyor. Standart 30 senelik bir ipotek var. Bankadan bankaya değişse bile genelde faizler yüzde 7'den aşağıya düşmüş. Bu da son 20 senenin en düşük faiz oranı ki, yatırımcılar için gayrimenkul sahibi olmayı daha da cazip hale getiriyor. 

Manhattan’da konut tipleri
Konutları dört grupta inceleyebiliriz. Kiralık evler, co-op, kondominyum ve town house. Town house, bitişik nizam bahçeli müstakil evler. Daha çok West Side'da bulunuyor. Kısaca co-op denilen kooperatif evler, bizdeki kooperatif anlayışından bir hayli farklı. Örneğin büyük bir binadan daire alıyorsunuz, bu binanın yönetim kurulu var,   ama bu bina 'business' yani iş olarak kuruluyor. Siz burada kiradan pay aldığınız gibi, binanın diğer yerlerinden de pay alabiliyorsunuz. Her şey ortaklaşa bölünüyor. Bina yönetimi, sizin burada daire alıp almamanıza karar verecek denli önemli bir noktada. Sosyal yapınız, gelir durumunuz etüt ediliyor. Eğer siz bu kooperasyona katılmaya uygun bir kişiyseniz, ev size tahsis ediliyor. Bütün apartman giderleri ortak bir bütçeden karşılanıyor. Sadece konuta değil, aynı zamanda binanın bir bölümüne de sahip oluyorsunuz. Yüzme havuzundan, terastan, restorandan pay alıyorsunuz ama bu binanın bir geliri, kazancı yok. Bunun yanında ödenen aidat yüksek. Binada çalışan en az 15-20 kişi var. Bunlar bakım-onarımdan güvenliğe kadar binanın her sorunuyla ilgileniyorlar.

Kondominyuma gelince... 
Çok katlı dev binalarda süper lüks daireler. Satış fiyatları co-op'dan daha yüksek, buna karşın aidatları daha düşük. Ayrıca kondominyumda bina yönetimi, kabul edilme olayı, gibi durumlar yok. Dolayısıyla bir yabancı için daha kolay bir yatırım.
Bu dördünü yanyana koyduğumuz zaman, en yüksek satış fiyatı co-op ve kondominyumlarda. Yaklaşık 464.000 $ civarında. Halen en fazla satılan daireler tek ya da iki odalı stüdyolar.

yukarı
 

GAYRİMENKUL CENNETİ SAN FRANSISCO...

Golden Gate Boğazı’nın güneyindeki tepelik yarımada üzerinde kurulmuş olan San Fransisco’nun en önemli caddesi olan Market Caddesi, liman bölgesi Embarcadero’dan başlayarak güneybatıya doğru uzanıyor ve kentin merkezindeki Twin Peaks’e ulaşıyor. Dünyanın en dik sokaklarından birkaçı Market Caddesi’nden başlayarak Nob, Russian ve Telegraph tepelerine doğru çıkıyor. San Fransisco’nun 43 tepesinden en yükseği ise 280 m. yüksekliğindeki Davidson Tepesi.

San Fransisco’daki birçok önemli yapı arasında 48 katlı Transamerica Corporation binası da yer alıyor. Eski fabrikaların onarılarak lokanta, dükkan ve sanat galerilerine dönüştürüldüğü Cannery ve Ghiradelli meydanları ise hem kent halkının, hem de turistlerin en sevdiği buluşma noktalarından.

Pacific Heights
Göz kamaştırıcı San Fransisco Körfezi ve Golden Gate Köprüsü manzarasına hakim konumdaki Pacific Heights, 25 yıldır yabani otların yayıldığı boş bir arazi konumundaydı. fiehrin gelişmemiş son arazisi olan bu alan, McGuire Real Estate şirketi başkanı Aldo Congi’ye göre, San Fransisco yerleşim bölgesinin mücevheri... Arazinin 1893’ten bu yana sahibi olan San Fransisco Unified School District, 1998 yılı başında yaklaşık 4500 m.2’lik L-şeklindeki bu araziyi müzayedeye çıkarmaya karar verince müstakbel alıcılar hakkında söylentiler uçuşmaya başladı. Araziyi bir Hollywood yıldızı mı alacaktı? Yoksa Silikon Vadisi’nin dolar milyarderi mi? Yoksa araziye komşu olan bir grup, burayı park yapmaya mı karar vermişti? Fiyat teklifleri 12 Mayıs 1998’de 9.03 milyon $ ile başladı ve 200.000 $ aralıklarla düzenli olarak yükselmeye devam etti. Müzayedenin sonuçlandığını belirten tokmak indiğinde San Fransisco müteahhitlerinden Mitch Menaged fiyatı 13.65 milyon $’a yükseltmişti. Menaged’in araziyi birkaç parçaya ayıracağı yolunda söylentiler çıkınca Pacific Heights Sakinleri Birliği gelişmeleri takip için bir yönlendirme komitesi oluşturdu.
Bu, San Fransisco yerleşim tarihinin en dramatik olaylarının en yenilerinden sadece biri. San Fransisco, “içinde yaşanabilecek enfes bir coğrafi vaha” olarak tanımlanıyor. Haftasonu kaçamakları için doğuda kayak yapmayı, kuzeyde Wine Country, güneyde Carmel veya Monterey Körfezi’ni deneyebilirsiniz. Hepsi de şehre bir ya da iki saatlik mesafede. Ve tabii ki alışveriş, restoran ve eğlence de San Fransisco’da dünyadaki tüm büyük şehirlerle eşdeğer durumda.

Ama hepsi bu değil! Tepelik bir yarımadanın sonundaki bu şehir, aynı zamanda yüksek teknoloji devriminin merkezi eşiğinde, gıpta edilecek bir konumda. Hızlı finansal gelişme, yüksek teknoloji endüstrisi, düşük faiz oranları ve kükreyen borsası ile San Fransisco en dinamik gayrimenkul piyasalarından birini yaratmayı başardı.

San Fransisco’nun tepeleri... 
San Fransisco’da satıştaki konutların fiyatları 5.5 milyon $ civarında, çok kısıtlı sayıda olmakla birlikte piyasada bunun iki katına satılan evler de mevcut. fiehirde, üst seviyedeki gayrimenkullerin yüzde yetmiş ile seksenine birden fazla alıcı talip oluyor. Bu da alıcıların ilgi gösterdiği yerlerin en çok bu bölgede bulunmasından kaynaklanıyor.

fiehrin kuzey kısmındaki tepede yer alan Pacific Heights çok seçkin bir konumda. Burada ne kadar yüksekte yaşıyorsanız, o kadar yüksek rakamlar ödüyorsunuz. Viktoryen daireler, condominiumlar ve malikaneler çevrede ağırlıkta bulunuyor. Pacific Heights muhteşem körfez manzarası ve şehir merkezine yakınlığıyla, şehrin kuzeydoğu köşesindeki Russian Hill, Nob Hill ve Telegraph Hill’i sıralamada daha geride bırakıyor. fiehir merkezine biraz daha uzakta ve nispeten daha sakin olan Presidio Heights da lüks gayrimenkuller açısından hayli zengin.

fiehrin kargaşasından bir parça daha uzaklaşmak isteyenler için, şehrin öbür yakasında Pasifik kıyısındaki Lincoln Park ve Presidio arasında yer alan, diğer bir lüks sığınak da Seacliff.

Rayiçler hızlı bir yükselişte...
San Fransisco’da bulunan Viktoryen ve Akdeniz tipi evlere, modern evler ve condominiumlar azınlık olarak eşlik ediyorlar. Ancak aranılan bir evi bulmak her yerde olduğu gibi, kısıtlı sayıda satılan ev olması nedeniyle, zor oluyor. Çoğu San Fransisco gayrimenkul danışmanının lüks gayrimenkullerde başlangıç fiyatı olarak gördüğü 2 milyon $ civarında, bu durum özellikle akut bir hal alıyor.

fiehirde halen yaklaşık 30 civarında, 2 milyon $ ve üzeri fiyatla satışa sunulan ev bulunuyor. San Fransisco’da eğer şansınız varsa 2 milyon $’a hoş, kendi başına bir ev bulabilirsiniz, ancak tabii ki manzarasız. Eğer bu fiyata manzara istiyorsanız, Russian Hill’de 2 yatak odalı bir Viktoryen daire seçmeniz gerekiyor. Ayrıca kronik olarak araba park yeri sorunuyla ünlü bu şehirde, en az iki arabalık garajınız olmasına da dikkat etmeniz gerekiyor.

Fiyatta bir kaç milyon $ yukarı çıktığınızda ise seçenekler daha çoğalıyor. 6 milyon $’a Broadway’de (Pacific Heights) muhteşem manzaralı iki arabalık garajı olan beş yatak odalı ve beş tam, bir yarım banyosu bulunan 500 m.2’lik bir ev satın alabilmeniz mümkün.

Yarımada düşkünlüğü
Los Altos Hills, Los Altos ve Palo Alto gibi yerlerde üç yatak odalı, tek bir aile için olan evlerde ortalama fiyatlar sırasıyla; yüzde 20 (1.389 milyon $), yüzde 27 (720.000 $) ve yüzde 25.2 (1,3 milyon $) olmak üzere en yüksek artışı göstermiş.

Böyle yükselişler bölgedeki piyasanın sürekli rekabetçi olmasından kaynaklanıyor. Bay Area Council tarafından yakın zamanda yayınlanan bir rapora göre bölgede sürekli yeni iş imkanları ortaya çıkıyor. Yeni gelen çalışanların büyük çoğunluğunu oluşturan yüksek teknolojiye dayalı şirketlerin yöneticileri; San Fransisco ve Silikon Vadisi’ne olduğu kadar, daha büyük gayrimenkullere olan yakınlığı nedeniyle de yarımadaya ilgi gösteriyorlar.

Woodside, Atherton ve Hillsborough gibi yerlerde alıcılar genellikle istedikleri büyüklükte evler bulabiliyorlar, ancak fiyatlar oldukça yüksek. Woodside’da 12.000 m.2 civarında bir yerde, sadece arazi için, 2.8-3 milyon $ arasında bir rakam ödemeniz gerekiyor.

yukarı
 

KARAYİPLERİN İNCİSİ BAHAMALAR

Basit bir tatilden çok, cennetin bir parçasına sahip olma fikri, zenginleri Karayipler’e çekiyor. Yakıcı güneş altındaki bu ünlü adalar, satın alınmak için oldukça elverişli özelliklere sahip.

Caymanlar; Bahamalar’ın gözdesi...
Hint Adaları’nın en önemlilerinden olan Bahamalar ve bu ada grubuna bağlı olan Cayman Adaları gayrimenkul açısından hayli ilgi görüyor. Grand Cayman’daki birkaç satış noktasının yanı sıra Bahamalar, ulaşım kolaylığı (tüm adalar Miami’ye uçakla bir saat uzaklıkta), satın alma ve mal varlığı edinme sınırlamalarının olmaması, kurulmakta olan yeni yerleşim alanları ve her şeyden önemlisi vergisiz mal varlığı edinebilme olanağı gibi pek çok cazip koşulu  yatırımcılara sunuyor.

Konut edinmenin oldukça kolay olduğu bu adaları cazip kılan en önemli özellik, finans ve vergi koşullarının son derece uygun olması. Örneğin; Cayman Adaları off-shore (kıyı bankacılığı) cenneti. Bütün sermayenizi kaynak göstermeye gerek kalmadan bankaya yatırdıktan sonra, hayatınızın sonuna kadar huzurlu ve güvenli bir şekilde yaşayabilirsiniz.

Deniz kıyısında yaşamak, buradaki yaşam tarzı. Burada lüks ve ferah iki yatak odalı evlerin fiyatları 500 bin $’dan başlıyor. Üç yatak odalı ve deniz manzaralı evlerde ise fiyatlar, 1.3 milyon $’a kadar çıkıyor. Bölgedeki en pahalı evlerin fiyatları ise 3 - 4 milyon $ civarında. Cayman Adaları’nda kumsala bakan, 4 odalı, büyük salonlu müstakil evlerin rayiçleri 750 bin-4 milyon $ arasında değişiyor.

Caymanlar’da satın alma imtiyazları
Cayman Adaları’nda mal varlığı edinme konusunda yabancılar için herhangi bir sınırlama bulunmuyor. En az 200 bin $ değerinde bir emlak satın alındığında ise adalara sınırsız giriş çıkış hakkı kazanılıyor. Böylece oturma müsadesi alma zorunluluğu da ortadan kalkmış oluyor. Satış belgelendikten ve alıcının kaydı yapıldıktan sonra mal varlığı üzerinde herhangi bir tartışma olmuyor; satın alma işlemi tabii ki vergisiz gerçekleşiyor.

 


Vergi cenneti
Bahamalar’da birçok vergiyi ödemiyorsunuz. Burada bir çeşit mülkiyet vergisi olmasına rağmen, yatırımcılar gelir vergisi, sermaye artışı vergisi ve veraset vergisi vermiyorlar. Bahamalar’da herhangi büyüklükte bir emlak satın aldığınızda, 500 $ karşılığında, ev sahibi olduğunuza dair bir kart alıyorsunuz. Bu kart size adalara sınırsız giriş çıkış yapma hakkı kazandırıyor. Artık burada bir mülkünüz olduğu sürece oturma müsadesi almanıza gerek kalmıyor. En az 500 bin $’lık bir mülk satın aldığınızda ise kalıcı yerleşim hakkı elde ediyorsunuz.
Bahamalar’ın başkenti olan Nassau, New Providence Adası’nda yer alıyor. fiehirde fiyatlar; 1500 m.2’lik evlerde 300 bin $ civarında.

Abacos’da ada stilinde bir evin fiyatı 500 bin ile 1 milyon $ arasında değişiyor. Harbour Island şehrindeki koloni tarzındaki evlerin fiyatları da aynı miktarda. Ancak, Harbour Island’da deniz kıyısında bulunan evlerin fiyatları 2 milyon $’a kadar çıkıyor. Yine New Providence Adası’nda bulunan, Grand Bahamas Freeport’taki plaj kenarı ve oldukça geniş olan evlerin fiyatları ise 2 milyon $’ın üstünde. Eğer kendinize, özel bir ada almak istiyorsanız, Exuma’da bulunan ve yaklaşık 150 km.’lik bir zincir oluşturan, satılık adalar sizi bekliyor.

yukarı

CALIFORNIA 

Emlak piyasası
Yerleşim yoğunluğu ve emlak açısından değerlendirecek olduğumuzda, San Francisco, Beverly Hills ve Los Angeles’ın pazar payının üst sıralarını paylaştığını görüyoruz. Bu şehirlerdeki emlak durumu ve evlerin rayiçleriyle ilgili araştırmamızın California’da ev almayı düşünenlere yol göstereceğine inanıyoruz. Fiyatlardan da göreceğiniz gibi Amerika’da ev sahibi olmak bir hayal değil. Üstelik lüks konutlar, Boğaz’daki evlerden de ucuza geliyor.

San Francisco: San Francisco’da nüfusun yoğun olduğu bölgelerde lüks konutların fiyatları geçtiğimiz yıla oranla kayda değer ölçüde yükselmiş. Buna karşın emlak satışlarında hiç bir sıkıntı yaşanmamış. Öyle ki, satılığa çıkarılan evlerin sayısı % 10 oranında artmış. California’nın geneline baktığımız zaman gayrimenkul satışlarının en çok San Francisco’da gerçekleştiğini görüyoruz. 1995 – 1996 yılları arasında evler, % 10,8 oranında değer kazanmış. Sıfır evlerin fiyatları 475.000 $’dan başlıyor, kuzeye çıktıkça 800.000 $’a çıkabiliyor. San Francisco’da gayrimenkul satın almak alıcısına kar sağlayan bir yatırım aracı diyebiliriz. Lüks konutların satışındaki artış ve bu evlerin prim yapması ülke ekonomisinin gelişmesinde de rol oynuyor. Uzmanlara göre, lüks evlerin satışının daha da artmasını engelleyecek bir durum söz konusu değil.

Santa Clara: Lüks konutların fiyatları 1996 yılında adeta patlamış. Santa Clara özellikle yuppie’ler ve kısa sürede zengin olmuş genç iş adamlarının akınına uğramış durumda. Evler, yüksek fiyatlarına rağmen kolay alıcı buluyor. Bu refah düzeyi ve satın alma gücü şehrin güneyine inildikçe daha da yükseliyor. Emlak satın almak için en popüler yer Palo Alto ve güneyindeki Los Altos Hills. 1 milyon $’ın altında ev bulmak zor. Yeni bitmiş lüks konutların yanı sıra eski evler de satış açısından pazar payının büyük bölümünü oluşturuyor. İki banyolu, dört odalı evler 1 milyon $’ın üstünde.

Beverly Hills: Amerika’nın en gözde 10 yerleşim merkezinin başında Beverly Hills geliyor. 1996 yılında en pahalı eveler Beverly Hills’deymiş. Bugün de Amerika genelinde en lüks ve pahalı her 10 evden beşi bu bölgede bulunuyor. Emlak dünyasının prim yapan yerler listesine çok yakın bir zaman öncesinde Brentwood da eklendi. 1995 yılında 17. sırada yer alırken 1997’de ilk 10’a kadar yükselmeyi başaran bu kent şu an çok popüler.

Los Angeles: Güney California’da ‘90’lı yıllarda gayrimenkul fiyatlarının düşüşe geçmesiyle son 10 yıl içinde evlerin fiyatları da % 45 düştü. Bunun nedenleri, ekonomik sorunlar,uluslararası ilişkiler ve doğal afetler, ama günümüzde ülkenin genelinde ekonominin yeniden güç kazanması sayesinde insanlar kemer sıkma politikasını bir kenara bıraktılar ve artık yeniden lüks konutlarda yaşamayı düşünüyorlar. Bugün bir çok emlakçı gayrimenkul fiyatlarının yeniden artacağına kesin gözüyle bakıyor. Kaliteli evlerin fiyatları şu günlerde çok uygun fiyatlarda. Pazar geliştirme uzmanları ödediğiniz paranın karşılığını fazlasıyla alacağınızı söylüyorlar. Yakın gelecekte, özellikle Los Angeles’ın batı tarafında Malibu, Brentwood, Pacific Palisades ve Pasadena gözde yerleşim yerleri olacak. Örneğin Pacific Palisades’deki ufak bir ev 1996’nın ortalarında 800 $’a satışa çıkarıldığında ilk beş gün içinde dört alıcı bulmuş, ancak bir yıl öncesine dönecek olduğumuzda, bu fiyata çok zor satılabileceğini söylüyor uzmanlar. Brentwood ve Pacific Palisades’de evler çok kolay alıcı buluyor. 2 milyon $’lık satışlarda bile hiç bir sıkıntı çekmiyor emlakçılar. Nitekim Beverly Hills’den şu son zamanlarda Brentwood ve Pacific Palisades’e doğru bir göç var; çünkü insanlar daha sessiz ve özgün bir ortamda yaşamak istiyorlar.

Amerika’da emlak sahibi olmak 
Amerika’ya girme vizesi olan (normal turist vizesi) ya da vize alma koşullarına uygun olan herkes burada gayrimenkul sahibi olabilir. Yani Amerika’nın yabancıların gayrimenkul sahibi olmalarını engelleyen herhangi bir yasası yok. Üstelik emlak sahibi olmak, vize almayı ya da uzatmayı kolaylaştırıcı sebeplerin de başında geliyor. İnterpol tarafından aranmayan her yabancı mülk edinebilir. Eğer peşin ödeme yapılacaksa, yabancılardan istenen belgeler de yok. Bankadan kredi kullanılacaksa: Fiyatın % 30’luk kısmını ödeyen, Amerikan vatandaşı olmayan kişilerden, şimdiye kadar çalıştığı Türk bankalarından referans belgesi, yani iyi ve dürüst müşteri olduğunu belirten bir yazı isteniyor. Bir de bankada doldurulması gereken, evli ise eşinin de imza atacağı bir form var. Eğer banka cüzdanı fotokopileri de (dolar ya da mark türünden döviz hesabı) eklenirse iyi olur. Banka, verdiği kredi kadar gayrimenkule ipotek koyuyor ve anlaşma şartlarına göre aylık ödemeleri bekliyor. Dileyen her yabancı ev kredisi alabilir. İsteğe göre 1 – 30 yıl geri ödemeli anlaşılabilir. Örneğin 10 yıllık kredi alan bir kişi, iki yıl sonra paranın bakiye borcunu kapatmak isterse tamamını öder ve ipoteği kaldırtabilir. Alış ve satış arasındaki kar, har türlü masraflar düşüldükten sonra, her eyalete göre değişen oranlarda (karın büyüklüğüne göre % 15 – 25 arası) vergilendiriliyor. Ayrıca evin yerine ve değerine göre yıllık emlak vergisi (Türkiye’deki gibi) var. Örneğin gayrimenkulun değeri 500.000 $ civarında ise yıllık ortalama 5000 – 6000 $ vergi ödeniyor.

yukarı

FLORIDA’DAKİ KONUT TİPLERİ

Bütün apartmanlar ve villalar geleneksel biçimde inşa edilmiştir. Ancak bugünkü imar kanunları, yapılarda yeni normlar şart koşuyor. Belli başlı konut tipleri ise şöyle:

  • Yeşil alanı bol, havuzu olan bitişik nizam evler. Üç ya da dört odadan ibaret bu evler genellikle 130 m2 kullanım alanına sahip. Salon, yatak odaları, mutfak ve banyo var. Fiyatları 130.000 $ ile 150.000 $ arasında değişiyor.

  • İki ya da dört katlı apartman daireleri. En büyük özellikleri ise son derece konforlu olmaları.

  • Condominium denilen çok katlı binalarda, müstakil ev rahatlığı sunan süper lüks daireler. Bu binalar genelde sahil kenarında olup çok katlı yalıları andırıyorlar.

  • Körfez kıyısında sıralanmış çok güzel villalar. Buralarda ünlü simalara rastlayabilirsiniz. En güzel örnek ise Miami’nin kuzeyi. Buradaki yerleşim gölün etrafından konumlanmış villalar şeklinde.

FLORIDA’NIN GÖZDE YERLEŞİMLERİ
Florida’da nerede yaşayacağına bir türlü karar veremeyenlerin işini biraz kolaylaştıralım istiyoruz. En gözde şehirleri ve özelliklerini sizin için araştırdık. Etrafı denizle çevrili Florida, en güzel iklimi, en iyi tatil olanaklarını ve en görülmeye değer lüks evleri hizmetinize sunuyor. Miami’nin parıltısı ve göz kamaştırıcı güzelliğinden, kıyı şehirlerinin bakir zerafetine kadar Florida’da mutlaka her zevke uygun bir adres vardır.
 

Miami: Kalabalık ve yoğun trafik yüzünden Los Angeles’ın puan kaybetmeye başlamasıyla birlikte Miami başta film yıldızları olmak üzere, sakin ama lüks bir yaşam arayışında olan zenginler tarafından adeta parsellendi. Deyim yerindeyse, son zamanlarda Los Angeles out, Miami in. Hollywood bile eski cazibesini yitirdi. Bugün ünlü ve zenginlerin tercih sıralamasında ilk sırayı Florida’nın ünlü sahil kenti Miami alıyor. 20 yıl önce Kübalı mültecilerin akınına uğradığı için o dönemde unutulan Miami, bugün eski çekiciliğini yeniden kazanmışa benziyor. Yaklaşık 360 bin kişinin yaşadığı bu harika kent, Hollywood’lu yıldızların sığınağı görünümünde. Yerleşenlerin listesi de bir hayli kalabalık doğrusu ve görünüşü bakılırsa burayı kolay kolay terk etmeye de niyetli değiller. Miami 101 yıllık bir şehir. Nüfusu 2,5 milyon. Kuzey Miami sahili ile West Palm Beach arasındaki yaklaşık 100 km.’lik doğu Florida (Atlantik Okyanusu kıyısı) en fazla prim yapan bölgeler. 1990’lı yıllar Miami’nin altın çağını yaşadığı yıllar oldu. Son 10 yılda Miami turistler kadar Amerikalıların da tercih ettiği bir bölge haline geldi. İnsanlar sadece eğlenmek için değil, dinlenmek ya da iş olanakları bulmak amacıyla da Miami’ye gelir oldular. Sonuçta bugünün Miami’si hem kültürel etkinlikleri, hem iş olanakları, hem de altın kumsalları, renkli gece hayatıyla dünyanın en çok tercih edilen tatil merkezi konumuna yükseldi. Emlak almayı düşünenler için ev fiyatları geçekten pahalı diyebiliriz. Miami’de özellikle arsa ve villalar ateş pahası. Bu konuda şöyle önemli bir nokta var. Lüks ev fiyatlarının rayici, ülkedeki seçimlere göre değer kazanıyor ya da kaybediyor. Seçim dönemi geldiğinde emlak fiyatlarının seyrini kimse bilemiyor; çünkü yukarıda da belittiğimiz gibi, lüks evlerin fiyatları ekonomi ve politikadaki değişikliklere koşut olarak değişiyor. Ancak bu dalgalanmaların iki kesim için bir şey ifade etmediğini belirtiyor piyasa araştırma uzmanları. İlki, faiz oranlarını umursamayan zenginler, ikincisi de yabancılar. 

Naples:
Meksika Körfezi’nde Florida’nın yakınlarında bulunan Naples,kendini ‘dünyanın golf başkenti’ olarak tanıtıyor. Bir zamanlar bir sahil kasabası olan Naples, geçtiğimiz yıllarda gelişme kaydederek kozmopolit bir şehir kimliğini kazandı. Burası uzun zamandır sanatseverlerin, golf tutkunlarının, alışveriş çılgınlarının ve ev sahibi olmak isteyenlerin cenneti. Naples’in geçmişten günümüze kadar korunmuş özgün atmosferi, bugün büyük bir şehir olsa bile hala devam ediyor. Bu atmosfer, dünya çapında sanat galerilerini, sayısız butikleri ve müzeleri içine alıyor. Naples’in başarısındaki anahtar, onun doğal varlıkları öldürmeden yeşil alanları dikkatlice koruması. Yedi millik plajı hala tertemiz. Sporseverlere 40’dan fazla golf sahasıyla geniş imkanlar sunan Naples, nüfusu geçtiğimiz 10 sene içinde yüzde 50’den fazla artmış olmasına rağmen lüks ve rahat bir yerleşim merkezi olarak özgünlüğünü korumuş.

Clearwater: Naples’dakine benzer, ama biraz daha konforlu bir yaşam tarzı Clearwater’da sizi bekliyor. Tampa Bay yakınlarında bulunan Clearwater, müzelerin, restoranların ve sanat galerilerinin şehri olarak Florida’nın batı kıyısında konumlanmış. Tampa bu bölgenin merkezi olurken, kendisini çevreleyen kasabalardan biri olan Clearwater modern şehir imkanlarını küçük kasaba atmosferinde sunuyor. Bozulmamış ,bakir plajları, stresten uzak yaşamayı hedefleyen yaşam stiliyle Clearwater, Florida’nın her zaman gurur kaynağı olmuş. Yat kulüpleri, marinaları, lüks yaşam koşulları, mükemmel körfez manzarasıyla Florida’nın klasik bir örneği Clearwater, özellikle üst düzey yöneticilerin, sanatçıların ve milyarderlerin gözdesi.

Jacksonville: Jacksonville, dünyanın çeşitli yerlerinden gelen insanların buradaki plajları ve sessiz kıyıları keşfetmesiyle birlikte hızla Amerika’nın güneyinin sıcak bir merkezi haline gelmiş ve geçtiğimiz birkaç yıl içinde nüfusu 1 milyon artmış. Ekonomi dergisi Money’nin seçtiği ‘Yaşamak İçin Zirvedeki Yerler’ kategorisinde yukarı sıralarda yer alan Jacksonville, makul fiyatları ve lüks ev imkanlarıyla ideal bir yaşam sunuyor. Lüks evlerin çoğu şehir merkezinden 30 mil uzaklıkta bulunuyor. Jacksonville aynı zamanda dünya çapında ünlü Ponte Vedra Plajı ve Profesyonel Tenis Cemiyeti’ni içine alan deniz kenarındaki birinci sınıf yerleşim yerleriyle de tanınıyor.
İster Miami’nin ışıltısı olsun, ister yeni bir metropol olma yolunda ilerleyen Jacsonville, Clearwater ya da Naples’ın rahatlatıcı yaşam koşulları olsun, Florida yaşanacak en iyi dünyayı sunmaya devam edecek. 


AKLINIZDA BULUNSUN

Son zamanlarda ikinci bir konut sahibi olmak, cep telefonu, bilgisayar ya da faks almak gibi bir ihtiyaç haline geldi. Öyleki, Florida’daki piyasa geliştirme uzmanları, bu eyalette Avrupalı alıcıların yüzde 20 arttığını açıklıyorlar. Yatırımcılar villalardan ziyade yalıları tercih ediyorlar. Uzmanlar yatırımcıları, herhangi bir yatırıma girişmeden önce mahalleden mahalleye değişen fiyatlar konusunda uyarıyor ve iyi bir araştırma yapmalarını önererek popüler merkezlere yakın yerleşim alanlarını tercih etmelerini öğütlüyorlar. Örneğin Orlando’daki ünlü eğlence parkı Disney World bu şehirdeki gayrimenkullerin değerini iki kat artırmış. Yatırım yapılabilecek bazı adresler ise şöyle:

Poinciana Golf and Racquet Resort Florida’nın tam ortasındaki Kissimmee’de ve Orlando Disney World’un 30 mil kadar güneyinde yer alıyor. Yalnız yaşayanlardan çok, aileler için ideal bir yer. Üç yatak odası, üç oturma odası, camekanlı terası olan villalar yaklaşık 90.000 $- 120.000 $ arasında.

Harbour Island’daki yerleşim, Akdeniz mimarisi tarzında tasarlanmış. Her evin kendine ait havuzu ve iki arabalık garajı var. Burada fiyatlar yaklaşık 200.000 $civarında.

Boca Raton da son zamanlarda emlak piyasasında atağa geçmiş durumda. Genç neslin bu bölgeye yönelmesi ve Miami’deki kalabalık nüfusun da buraya akması sonucunda Boca Raton gayrimenkul piyasasının gözde alanı haline geldi. Üstelik burada her bütçeye,her zevke hitap eden bir ev mutlaka var. Rayiçler minimum 100 bin $’dan başlayıp milyon $’a kadar çıkıyor.

West Palm Beach de çok gözde. Emlak rayiçleri de bir o kadar yüksek. Amerika’nın en zengin kişileri burayı parsellemiş. Trump ve Kennedy ailelerinin malikaneleri de burada.

YABANCILARA VERİLECEK EV KREDİLERİ İÇİN…
Amerika’da konut sahibi olmaya karar verdiniz diyelim. Ancak hukuki ve mali işlerle ilgilenecek vaktiniz yok. Sorun değil. Gerek mülk bulmada, gerekse satın alma aşamasında sizin yerinize devreye girecek bazı firmalar var. Bunlardan biri de Türkiye’de de aracı kurumu bulunan Transcontinental Lending Group Florida'da ev sahibi olmak isteyenlere aracılık yapan bir kuruluş, Türkiye’deki irtibat bürosu, kredi alabilmeniz için sizin yerinize gerekli evraklarınızı bankalardan birine gönderiyor. Karşı taraf krediyi onayladığı takdirde alacağınız evin bedelinin yüzde 70-80’ I oranında kredi alabiliyorsunuz. Minimum yüzde 25-30 yıla uzayan bir zaman dilimi içinde ödeyebiliyorsunuz. Ama diyelim ki beşinci yılda evi almaktan vazgeçtiniz. Bu takdirde, o zamana kadar ödediğiniz parayı geri alıyorsunuz. Yani mutlaka 15-20 yıl ödemek zorunda değilsiniz. Para kaybetmiyorsunuz ve kalan borçlarınızla birlikte devredebiliyorsunuz. Eğer hangi bölgede ev sahibi olmaya karar veremediyseniz, yine bu aracı kurum sizi gezdiriyor ve fikir sahibi olmanıza yardımcı oluyor.

İstanbul irtibat bürosu:
Tel:(0212) 257 71 01.

KONUT EDİNME KOŞULLARI

1.
Alınacak ev gelir amaçlı olmamalı (kiraya vermek gibi).
2.
Kredi alacak kişinin diplomatik dokunulmazlığı bulunmamalı. 
3.
Şahsın vergi numarası yok ise, Amerika vergi idaresinden yabancılar için erekli sertifikanın doldurulması gerekli.
4.
Vize statüsünün belgelendirilmesi için pasaportun ve vizenin birer kopyası.
5.Amerika’da kredi geçmişiniz varsa, kredi raporu hazırlayan Amerikan kuruluşlarından birinden rapor gerekiyor. Temin edilemezse ya da yetersiz ise Türkiye’de çalıştığınız bankadan bir referans/ kredi mektubu temin edilmeli. Ayrıca en son üç kredi kartı ekstresi ile bütün borçların dökümünün belgelendirilmesi gerekli. 
6.
Son iki yıla ait maaşların ve/veya diğer gelirlerinizin dökümü. Bunları maaş bordrosundan, gelir vergisi beyannamesinden ya da çalıştığınız şirketten temn edebilirsiniz. 
7.
Kredi veriliş tarihinde, en az üç aylık emlak vergisi ve ev sigortası tutarları peşin olarak yatırılmalı. 
8.
Borç miktarının ev fiyatına oranı % 55-80 arasında değişiyor. Bu oran talep ettiğiniz kredi miktarına bağlı olarak tesbit ediliyor. Çok yüksek fiyatlı bir ev alınacaksa borç/ev fiyatı oranı biraz düşecektir.

Yukarıda belirtilen şartlar borç veren kuruluşlara göre değişebilir. Bu şartlar ne kadar iyi belgelendirilirse, kredi temini hem daha hızlı, hem de daha iyi şartlarda olacaktır. Arzu edildiğinde minimum evrakla da işlem yapılabilir, bu takdirde daha yüksek sabit faiz oranı veya değişken faizli programların tercih edilmesi gerekecektir.

Yüzde 30 gibi bir peşinat verildiği takdirde bankalar fazla detaya girmiyor. Konut sahibi olmak için en temel nokta vizenizin olması. Böylece her yabancı bir Ameriken vatandaşı gibi konut edinme hakkını kullanabilir. İkinci önemli konu ise kredibilite. Kredibiliteniz olmadığı takdirde, bir şeye sahip olma şansınız çok az demektir. Her şeyi nakit ödemek zorundasınız. Kredi geçmişiniz olmadığı takdirde her şeyin maliyeti iki misli olmaya başlıyor, çünkü sizi tanımadıkları için riskli sınıfa giriyorsunuz. Konut kredisi edinen kişi ise ileride birçok konuda kredi kullanma şansını da elde ediyor.

Peki Amerika’da gayrimenkul iyi bir yatırım mı? Pek sayılmaz. Çünkü bu ülkede eve yatırım amacıyla değil, bir ihtiyaç olarak bakılıyor. Üstelik Tarkiye’dekigibi rayiçlerde dalgalanmalar da olmuyor. Örneğin 100 bin $’a aldığınız evin, bir yıl sonra 150 bin $ olmasını beklememelisiniz. Amerike’da gayrimenkullerde hızlı bir değer artışı gerçekleşmez. Dolayısıyla en büyük avantajınız rahat ve tam güvenlikli bir evde yaşamak. Tabii sizin de beklentiniz buysa!    

yukarı

KARAYİP ADALARI

Turizm tanıtım kampanyalarında, seyahat dergilerinde, belgesel programlarda görüp de en çok etkisinde kaldığımız egzotik adaların başında şüphesiz Karayip Adaları geliyor. Bahama Adaları dışında bütün Batı Hint Adaları'nı içeren bu adalar topluluğu, Antil Adaları  adıyla da anılıyor.

Antil Adaları, iki büyük ada topluluğundan oluşuyor. Kuzeyde Büyük Antil  Adaları (Küba, Jamaika, Hispaniola ve Porto Riko), doğuda kendi aralarında Rüzgar Adaları ve Rüzgaraltı Adaları adlarıyla ikiye ayrılan Küçük Antil Adaları.

En gözde ada Dominik...
Tek kara sınırını Haiti ile paylaşan Dominik Cumhuriyeti'nin denizdeki en yakın komşusu ise Porto Riko. Yaklaşık 8 milyon nüfusu ve 48.464 km.2'lik yüzölçümüyle, Küba'dan sonra Karayipler'in ikinci en büyük adası olan Dominik, özellikle uçsuz bucaksız kumsalları (500 km. plaj) ve palmiye ağaçlarıyla kaplı kıyı şeridiyle turistlerin gözbebeği. Karayipler'de adalar içinde en çok talebi de Dominik Cumhuriyeti görüyor. Ülke ekonomisinin belkemiğini oluşturan turizm sayesinde adını duyuran Dominik Cumhuriyeti'nde, yazlık konut sahibi Almanlar'ın sayısı bir hayli fazla. Yabancılar genellikle lüks sitelerde ev satın almayı tercih ediyorlar. Sitelerin dışında lüks turistik tesislerde yazlık     alanların sayısı da az değil. Dominik'te emlak arayanların ilk baktıkları şehir ise, Barok uslubun çizgilerini taşıyan başkent Santa Domingo.

İyi bir yatırım kapısı Barbados
Barbados, olağanüstü doğal güzellikleri, sıcak güneşi, temiz havası ve sıcakkanlı insanlarıyla adeta kutsanmış bir ada. fiekerkamışı tarlalarından engebeli yollara, canlı ve hareketli doğu kıyısından sörfçülerin Mekke'si batı kıyısına, köy evlerinden lüks  otellere kadar Barbados, her zevke cevap verecek özelliklere sahip.

İlgi alanımıza giren ve batı kıyısında inşası yeni tamamlanmış olan Port St. Charles, bütün modern donanımlara ve ideal yatçılık şartlarına sahip bir marina. Aynı zamanda da özerk bir yerleşim   alanı. Villa ve apartman katları, deniz ve kumsala bakıyor. Toplam beş fazdan  oluşan konutların birinci fazındaki villa ve dairelerin hepsi satılmış durumda. Barbados'ta yabancıların mülk sahibi olmalarını engelleyici ya da kısıtlayıcı kurallar yok. Sadece Central Bank of Barbados'a (Barbados Merkez Bankası) kişisel sermayenizin dökümünü kaydettirmeniz gerekiyor. Ayrıntılı bilgilerden çok, sahip olduğunuz mal varlığı onlar için önemli. Merkez Bankası'nda dolduracağınız form, gelir seviyenizin sürekliliği açısından bir garanti belgesi niteliği taşıyor. Mülk sahibi yabancılardan yüzde 10 emlak vergisi alınıyor. Yaptığınız alışverişler için ise Barbados Hükümeti vergi almıyor.

Zengin seçenekler
Bugün Barbados, İngiliz yatırımcılarına çok şey borçlu. 1994 yılında İngiliz yatırımcılar, adanın batı kıyısında, 280 müstakil evden oluşan Royal Westmoreland adlı yerleşim için tam 400 milyon $ harcamışlar. Bu büyük girişim, adanın yatırım potansiyeli açısından güven kaynağı olmuş. En az 1.75 milyon $'dan başlayan yüzme havuzlu, bahçeli müstakil villaların fiyatları 4-5 milyon $'a kadar çıkıyor. Emlak 'broker'ları, en iyi müşterilerinin İngiltere'den olduğunu söylüyor ve tatil için gelenlerin bir süre sonra ikinci konutlarını burada satın almaya karar verdiklerini belirtiyorlar.

Konut edinmenin kolay olduğu bu adaları cazip kılan bir diğer özellik de, finans ve vergi koşullarının son derece elverişli olması. Büyük Antil Adaları'ndan biri olan Küba hakkında önemli gelişmeler söz konusu. Türkiye de dahil olmak üzere turistik açıdan Küba'ya yoğun bir ilgi var. Ancak asıl dikkat çekici olan, Küba'nın gelecek yıllarda emlak alanında da büyük bir hamlede bulunacağı. Biraz sabırlı davranmak gerek. Zira halen birçok kişinin dikkate almadığı Küba'nın geleceğini emlak uzmanları son derece parlak görüyor. İnanılmaz makul fiyatlara (örneğin 1 milyar TL.'na) bir yer kapatmak olası. Ancak yabancıların emlak sahibi olmalarının yasak olduğu adada, aracı bir kişi üzerinden alım-satım işlemlerini gerçekleştirebilirsiniz.

Yatırımcıları bekleyen bir diğer ada ise Reggae müziğin anavatanı Jamaika. Konutların kalitesi yüksek. Buna bağlı olarak fiyatlar da yükseliyor. Minimum yaklaşık 350 bin $'dan başlayan fiyatlara müstakil bir villa alabilirsiniz. Sadece adanın güneydoğu bölgesini araştırmanızın dışında tutun. Zira bu kesimde suç oranları yüksek.

yukarı



 

 
cinsellik | aşk | kariyer | makyaj | güzellik | pratik bilgiler | bebek istiyorum | diyetler | moda bedava mp3 erotik videolar
gizlilik politikası - site içerisindeki içerikten yazarları sorumludur. izinsiz veya kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz, alıntı yapılamaz. © 2007