| KÜLLERİNDEN
DOĞAN KENT; ATLANTA |
Günümüzde
Atlanta güneydoğu Amerika’nın sadece iletişim, ulaşım, finans ve kültür
merkezi değil; aynı zamanda çok uluslu firma ve şirketlere ev sahipliği
yapması nedeniyle uluslararası bir şehir olmaya da aday. Hatta eyalet
başkenti olmasının yanı sıra, Amerika Birleşik Devletleri’nin güney
başkenti olarak anılıyor.
Farklı
evler, farklı semtler ve farklı bir kent...
Bir
yanda üst sınıfın konakları, diğer yanda orta sınıfın mütevazi
evleriyle Atlanta birbirinden oldukça farklı semtleri uyum içinde taşıyan
bir şehir...
Buckhead: Şehrin en şık ve lüks semtlerinden biri. Sıradışı
konakların, gösterişli iş merkezlerinin ve lüks mağazalarla ödüllü
restoranların bulunduğu bu semtte evlerin fiyatları ortalama 500 bin $
civarında.
Crescent:
Lüks evleri, at çiftlikleri ve hatta merkeze yakınlığına rağmen
küçük bir kasaba görünümüyle, Atlanta’nın yaşanası yerlerinden
bir diğeri. Evlerin fiyatları ortalama 150 bin $. Şehrin havaalanı da
bu bölgede bulunuyor.
DeKalb:
Şehir merkezine yakın olmayı tercih edenler için bir diğer alternatif
ise merkezin batısında kalan DeKalb.
Eyaletin ikinci büyük ilçesi olan DeKalb’de eyalet parkının
etrafında yeni yapılanmalar var; fiyatlar ise evlerin tarzına göre
100-120 bin $ arasında farklılık gösteriyor.
Roswell
ve Marietta: Trafik ve şehir kalabalığını sevmeyenler, biraz doğa
biraz da tarih ile iç içe olmak isteyecekler için, şehrin kuzey ve
kuzeybatı kısımlarında yer alan Roswell ve Marietta kasabaları çok
ideal. Atlanta’nın prestijli yerlerinden biri olan Roswell’de evler
250-300 bin $ değerinde. Göller ve parklarla donanmış Marietta’da
ise merkeze yakınlığına göre en az 130 bin $, en çok da 300 bin $
vererek bir ev sahibi olabilirsiniz.
Gwinnett:
Şehrin en hızlı gelişen ve yatırıma en elverişli yerlerinden biri
de Gwinnett. Lanier Gölü civarındaki evlerin fiyatları 150-180 bin $
civarında değişiyor. Bu bölgedeki gayrimenkul fiyatlarında geçtiğimiz
yıl yüzde 21’lik bir artış olmuş.
Dilediğiniz
ev sizin olabilir...
Atlanta’daki evlerin bu fiyatları yüksek gibi görünse de, ister
15 ister 30 yılda tamamlanan ödemelerle dilediğiniz
evin sahibi olabiliyorsunuz. Bu şekilde ev satın almak
Atlanta’da oldukça yaygın ve böylece kira öder gibi pek fazla
zorlanmadan ev sahibi olabiliyorsunuz.
Kredi
başvurusu için gereken evraklar
Satış sözleşmesi ya da tapu; son iki yıldaki tüm işverenlerin,
evsahiplerinin isim ve adresleri; krediyi alacak kişinin şu anki adresi,
hesap numaraları, aylık bordrosu; son üç aylık banka hesap dökümleri;
eğer serbest meslek sahibi ise vergi ödemeleri ve belgeleri, yıllık
gelir-gider-denge bütçeleri...
Bundan
sonrası ise tabii ki istediğiniz evin
değerine ve sizin bütçenize göre değişiyor. Örneğin 150 bin $
civarında alacağınız bir krediyi 30 yıl boyunca her ay 1000 $ (yüzde
7’lik bir vade farkı uygulanıyor) ödeyerek karşılayabilirsiniz. 15
yıl sürekli bir ödeme planı tercih ederseniz, aylık ödemeniz gereken
tutar 1350 $’a çıkıyor. Beğendiğiniz ev
için biraz daha fazlasına mı ihtiyacınız var? 30 yıl süresince
her ay 1600 $ ödeyebilecekseniz bu da kolay... 250 bin $ krediniz hemen
hesabınıza yatıyor... Böylece hayallerinizdeki evin uzun vadede de
olsa sahibi oluyorsunuz.
yukarı
Florida
deyince akla gelen ilk adres şüphesiz Miami. En azından bugüne kadar
öyleydi. Çünkü son birkaç yıldır sessiz, ama derinden ilerleyen
Boca Raton’un yıldızı iyice parladı. Boca
Raton’daki en lüks evler, Türkiye ile kıyaslandığında alınabilecek
fiyatlarda. Hatta bu kalite ve güzellikteki evleri Türkiye’de almaya
kalksanız belki gücünüz yetmez.
Neden
Boca Raton?
Boca Raton ve Fort Lauderdale’e insanlara sadece eğlenmek ve tatil
yapmak için değil, aynı zamanda sağlık ve çocuklarının eğitimi
amacıyla da gelmekte ve yerleşmeyi tercih etmekteler. Boca Raton’da
Community Hospital’s, Lynn Cancer Center ve Fort Lauderdale’da
Cleveland Clinic, dünyaca ünlü sağlık kuruluşları. Kışın bile
havanın 22-26 derece arasında olması da birçok kişi için tercih
sebebi. Boca Raton’a gelmeye başlayan yabancılar arasında çok sayıda
Türk de var. Halen bu bölgede çalışıp yaşayan 3000 Türk aile
bulunuyor. Yörenin en önemli avantajlarından biri son derece güvenlikli
olması. Çevre temizliğine ve korumaya da müthiş önem veriliyor. Fort
Lauderdale, Miami ve Palm Beach gibi merkezlere ulaşım da son derece
kolay.
Konut
tipleri ve rayiçler
Bizdeki apartmanın karşılığı Amerika’da ‘condominium’
denilen binalar. Florida’da condominium’ların büyük bir çoğunluğu
okyanus ya da kanal kıyılarında yükseliyor. Rayiçler manzara, şehir
ve metrekareye göre değişiyor. Fiyat yelpazesi, 200 bin $ ile 1 milyon
$ arasında. Fort Lauderdale civarında 2 ya da 3 yatak odalı lüks bir
dairenin fiyatı, 275 bin-400 bin $ arasında. Boca Raton’da aynı özelliklerde
bir daire ise 25 bin-50 bin $ daha pahalı. Townhouse,
genellikle 2-3 yatak odalı, iki katlı, bitişik nizam evlere verilen ad.
Florida genelindeki rayiçleri, 50 bin-120 bin $ arasında. Boca
Raton’da 10 bin-20 bin $ daha pahalı olabiliyor. Townhouse tipi bir ev
alacaksanız, bizim tavsiyemiz, 90 bin-130 bin $ arasında
olanlar içinden bir seçim yapmak. Bu tip evlerde yaşayanlar,
emekliler ve genç çiftler. Lüks ve metrekare olarak büyük
townhouse’lar okyanus ve sahil boyunda
sıralı ve fiyatları da yukarıda belirttiklerimizden daha yüksek.
Müstakil
evlere gelince...
İçinde bulundukları yerleşime (site, kooperatif) göre fiyatları
değişiyor. 100 bin-150 bin $’a bile ev bulabirsiniz, ancak bu konutlar
sizi ne kadar memnun eder bilemiyoruz; çünkü hiçbir surette unutmamak
gerekir ki, evin fiyatı bir anlamda çevrenin kalitesi hakkında da ipucu
verir. 150 bin-225 bin $ olan evler orta sınıfa giriyor. 225 bin-300 bin
$ olanlar ise iyi sınıf evler ve özellikleri alt ve orta sınıfa göre
kat be kat üstün. Lüks ve kaliteli evlerin rayiçleri 225 bin-375 bin
$; en lüks ve güzel gayrimenkuller ise 400 bin-1,5 milyon $ arasında değişiyor.
Kıyıda bulunan eski konutları satın alıp yeniledikten sonra satmayı
tercih eden çok sayıda da kişi var.
Ev
satın almak artık rüya değil
Türkler, yurtdışında öncelikle Amerika’da ev sahibi olmayı
istiyorlar. Bir yabancı olarak Amerika’da rahatlıkla uzun vadeli
(15-30 yıl) emlak kredisi kullanabilirsiniz. Birçok kredi çeşidi
bulunmakta olup, sadece yüzde 20 ya da 30 peşinat yeterli olmakta. Yüzde
20 peşinatlı programlar, gelirinizi ve banka mevduatlarınızı
belgelemenizi gerektiriyor. Yüzde 30 peşinatlı programlar ise ya çok
az, ya da tamamen belgesiz olarak temin edilebilmekte. Amerika’da
gayrimenkulünüzü kiraya verme hakkına da sahipsiniz. 6 ay veya daha az
süreli kiralama durumlarında
ise her ay yüzde 4 oranında Turist Geliştirme Vergisi ödeniyor.
yukarı
| CHICAGO'NUN
YILDIZI; NORTH SHORE |
Chicago,
İllionis eyaletinde Michigan gölünün güneybatısında yer alıyor.
Kentin kuzeyinde, Michigan Gölü’nün batısında yer alan, seçkinlerin
tercihi North Shore bölgesi; Winnetka, Wilmette, Glencoe, Kenilworth,
Highland Park, Lake Forest ve Lake Bluff adlı yedi kasabadan oluşuyor.
Winnetka, North Shore bölgesini
oluşturan yedi kasabadan ve dünyanın en lüks bölgelerinden biri.
Chicago’nun kuzeyine dağılmış, Michigan Gölü’nün yanında yer
alan doğal manzaralı Winnetka, Wilmette, Glencoe, Kenilworth, Highland
Park, Lake Forest ve Lake Bluff bir yüzyıldan fazla zamandır saygın
Chicagolular’a ev sahipliği yapıyor.
Sheridan
Caddesi’nde gezinti
Dönemeçli ve dolambaçlı Sheridan Caddesi, pahalı ve ultra-pahalı
çizgisini belirler. Caddenin doğu kısmı göle yakınlığı nedeniyle
daha tercih edilir bir konumda. Sheridan Caddesi, Chicago’nun kuzey
kesiminden başlıyor ve tüm North Shore kasabalarını dolanıyor. Eğer
caddede bir gezinti yapmak isterseniz keskin virajlar ve yol üzerinde
dikkatinizi dağıtabilecek manzaralar nedeniyle arabanızı çok dikkatli
kullanmalısınız, yoksa kolayca yol dışına çıkabilirsiniz. Sheridan
Caddesi’nin kuzey başlangıcında, sağ tarafınıza baktığınızda
kalın meşe ağaçları arasından Michigan Gölü ve buradaki evleri
koruyan güvenlik kapıları gözünüze çarpar. Bu evlerin ön kısımları,
göl tarafında maksimum alan bırakarak, kır ve göl manzarasını birleştirebilmek
için caddeye yakın inşa edilmişlerdir. Batı tarafındaki evler ise, göl
manzarasını yakalayabilmek için, doğu tarafındaki evlerin tam
tersine, caddeden uzak ve özellikle küçük tepeciklerin üzerine
kuruludur. Caddenin her iki yakasında da çekici Jazz Age mimarisi örneklerini
görmek mümkündür. Tudor, Georgian ve Victorian stillerini yansıtan 70
yıllık evler mevcuttur.
North
Shore’da ev sahibi olmak
North Shore’da yer edinme şansı bulmuş insanlar, genellikle
Chicago’nun içinden, Barrington gibi küçük batı kasabalarından,
Windy City’den ya da hayat standartları değişen North
Shorelular’dan oluşuyor. Kuzeye doğru gidildikçe North Shore halkının
hayat standartları yükseliyor ve Lake Forest’ta maksimuma ulaşıyor.
Lake Forest;'ta ev fiyatları ortalama 700.000 $ civarında.
yukarı
|
HAWAII'DEKİ
LÜKS DALGASINI YAKALAYIN |
ABD'nin
50. Eyaleti olan Hawaii bir adalar topluluğu. Bu topluluk sekiz büyük
ada ve 124 adacıktan oluşuyor. Topluluğun sekiz büyük adası Hawaii,
Maui, Molokai, Lanai, Kahoolawe, Ohau, Kauai ve Niihau’dur.
Gayrimenkulde
inanılmaz dalgalanma
Hawaii’nin lüks gayrimenkul piyasası, adeta sabırlı bir sörfçü
gibi, 10 yıldan daha uzun bir süredir ekonomisindeki dalgaların iniş
ve çıkışlarını takip ediyor. 1980’li yılların ortasında Oahu,
Maui ve Big Island of Hawaii’deki tüm lüks evler, Japon spekülatörlerin
tsunami dalgası gibi akın etmesiyle birlikte adeta ortadan silinip süpürüldü.
Piyasa 1992 yılında zirveye ulaşmışken birdenbire hızla kırılan
bir dalganın dümen suyunda aşınmış emlak değerleri, içi boşalan lüks
hoteller ile yüksek rayiçli evler bıraktı. Aynı sıralarda, Kauai hem
mecazi, hem de gerçek anlamda bir tsunami dalgası tarafından
mahvedildi. Iniki Kasırgası geliştirme çalışmalarını birkaç yıl
gerileterek piyasayı darmadağın edip adaya 1.6 milyar dolardan fazla
hasar verdi.
Düşüşten
yükselişe
Eyaletin lüks piyasasındaki mevcut durumu en iyi Hawaii’nin
felsefesi olan “rahat takılmak” açıklıyor. Yerel gayrimenkul danışmanları
iki üç yıl içerisinde eldeki stoklar tükenip de ekonomi durulduğunda,
piyasanın satıcılar yönünde oluşacağını düşünüyorlar. Aynı
zamanda, tazelenen ilgi, lüks evlerin kelepir fiyatları ve varlıklı
Amerikalılar’ın lüks tutkusu da Hawaii’nin eski günlerine dönmesini
sağlayacak diğer etkenler arasında yer alıyor. California’da
lüks gayrimenkul piyasasının hareketlenmesiyle birlikte Hawaii’deki lüks
konut pazarının da gelişmeye başladığı gözleniyor.
Hawaii
gayrimenkul piyasasının genel olarak son yıllarda yaşadığı düşüşe
rağmen, rayiçleri 5-12 milyon $ arasında olan evlerin fiyatlarında şaşırtıcı
bir direnç olduğu gözlemleniyor. Bununla birlikte, en kötü zamanlarda
bile alıcıların Oahu’nun lüks kesimlerindeki lüks evlerle
ilgilenmesi gayrimenkul piyasasını düşüşten kurtarıyor.
Honolulu’da
yüksek fiyatlı satışlar
Ocak 1990’dan beri en pahalı Honolulu satışı olan 1998 yılında
13.2 milyon $’lık bir gayrimenkulle gerçekleşti. Bu satış da dahil
olmak üzere, 4 milyon $’dan daha yüksek fiyatlı beş satış yapılmış
durumda. Honolulu’daki
yaşamın temposu Los Angeles’a göre yavaş, ancak Kona’daki (Big
Island) yaşam temposu bundan çok daha sakin...
Big
Island; yeşil-kumlu kumsalları, kar-kaplı Mauna Kea, gür tarımsal
bitkileri ve 11 iklimsel bölgesiyle zengin bir çeşitlilik sunuyor.
Amerikalılar Kona Kohala Coast’un lüks açısından çok elverişli
olduğunu farkederek alıcılar piyasasının avantajını geç kalmadan
yakalamaya çalışıyorlar. 1997 Haziran - Eylül ayları arasında Big
Island’da tam 18 lüks ev satılmış durumda. Japonya, Kore ve
Keahole-Kona Havaalanı arasında direkt uçuşların artırılması
birlikte gayrimenkul satışlarında daha fazla bir hareketlilik
bekleniyor.
Maui
ve Kauai
Artık Maui’deki lüks gayrimenkul piyasası da kendini toparladı.
Güney kıyısında gayrimenkul satışları bir önceki yılın aynı dönemine
göre yüzde 91 artarak ortalama ev satış fiyatları 612.500 $ civarında
seyretti. Batı Maui ortalama satış fiyatları Kapalua’da 1.1 milyon $
ve Kaanapali’de 714.000 $’I buldu.
fieker
kamışı vadileri, şelaleler ve gökkuşaklarıyla donanmış dağlarıyla
Maui; gelişmiş Honolulu ile Hawaii’nin özünü oluşturan el değmemiş
Garden Isle ve Kauai arasında hassas bir denge kurması nedeniyle
turistlerin gözde yerlerinden biri. Pacific Business News’a göre son
zamanlarda Kauai’de fiyatlar 4 milyon $’dan daha yüksek durumda.
Böylesine
engin bir genişlik, Hawaii’yi çok özel kılarak bu cennet köşesini
simgeleştirmekte ve elit alıcıların tercihi yapmakta. Kısa bir süre
sonra gayrimenkul piyasasındaki bu hareketlenme güç toplayarak
Hawaii’yi yeni milenyuma güvenle “aloha” dedirtecek kadar başarılı
bir şekilde dalga dalga yayılacak gibi görünüyor.
yukarı
| LAS
VEGAS CONODOMINIUMLARLA YÜKSELİYOR |
Dünyada
gerçekten Las Vegas gibi bir yer daha yok. Başka nerede, Roma tanrılarının
şarkı söyleyen heykellerini, New York ve Paris’in büyük yön
levhalarını bir gecede görebilirsiniz ki... Las Vegas’ın simgesi
olan 129 bin tek kollu canavar ve 4300’den fazla oyun masasında kumar
oynama fırsatını da unutmamak gerek.
Her
yıl muhteşem Strip ışık şovunu izlemeye ve neonlardan oluşan şehrin
ünlü siluetini görmeye gelen 30 milyondan fazla turist, eşsiz ve farklı
eğlenceler bu kumar merkezinin ayırt edici özellikleri. Aynı ziyaretçiler
kısa bir süre sonra sadece yükseklerdeki otel ve casinolara bakmayıp,
aynı zamanda şehrin peyzajı içerisinde yeni yeni yer almakta olan lüks
condominium binalarını da görüyor olacak. fiehrin yatay gelişmesine
paralel olarak Vegas ufuka uzanan üç dönüm noktası ile dikeyleşiyor:
Turnberry Place, Park Towers at Hughes Center ve Versailles.
Elit
condominium’lar
Las Vegaslı’lar, diğer metropolitanlardan farklı olarak, ticaret
merkezlerinin gözdesi çok katlı lüks gayrimenkullere son birkaç yıldır
akın etmeye başladılar. Son yıllarda en iyi alışveriş, eğlence, ve
gastronomi merkezlerinin şehre getirilmesine yardımcı olmak için yatırımcılar
piyasanın üst tabakasına yöneliyor. Yörede benzersiz golf sahaları
olan resortların bulunması ve büyük şirketlerin çalışanlarının bölgeye
taşınması, alım gücü yüksek insanları çekmeye devam ederken, dünyanın
en iyi şeflerinden birkaçı ki bunlara; Wolfgang Puck ve Emeril Lagasse
de dahi, Vegas’ın mutfağının gelişmesini sağlıyor.
5100
m.2’lik tenis ve havuz kompleksini içeren Turnberry Place’de, ilk kısımda
yer alan birinci kuledeki 184 konuttan 135’i, 6 ay içinde satıldı. Öyle
ki, önceden 6 yıllık bir plan çerçevesinde ele alınan proje, artık
3 yıl olarak revize ediliyor. Yarısı
California’dan gelen alıcılar Turnberry Place yaşam tarzını elde
etmek için 390.000 $’dan (140 m.2’lik konut) başlayarak 6 milyon
$’a (1.000 m.2’den büyük kule suiti) varan yatırımlar yapıyor.
Park Towers şehir içinde
1.5 dönüm üzerinde, iki adet 20 katlı kulede 2-4 yatak odalı ve tümü
balkonlu olan konutları içerecek. Sonuç olarak; Vegas’ın muhteşem
manzarası, üç yeni gayrimenkul geliştirme projesi için de bir çekim
kaynağı oluşturuyor. Ve
Vegas’taki her şey gibi, oynamak için ödemek gerekiyor. Park
Towers’ın zengin kütüphanesi, sigara/oyun salonu, sağlık ve fitness
kulübü kullanımını da içeren 500 m.2’den büyük konutlar için
2.4 milyon $’dan daha yüksek fiyatlar söz konusu. Çatı katı
konutlarının dördü de 5-6 milyon $’a satılmış bulunuyor. Konutların
bir kısmının 2000 yılı sonlarında teslim edilmesi bekleniyor.
Farklı
bir yorum; Versailles
Turnberry Place ve Park Towers’ın en büyük avantajı şehir içinde
konumlanmaları. Diğer bir geliştirme projesi ise, şehirden uzak olmanın
avantajlı olacağını düşünüyor. Condo yaşam tarzına değişik bir
yorum katıyor Versailles. Strip’ten 15 dakika uzaklıktaki Versailles,
endüstriyel ve ticari alanlardan çok, konut gayrimenkullerinin master
planda yer aldığı bölgede bulunan tek lüks condo geliştirme projesi.
Bağımsız
3 adet kulede 90 konut olarak tasarlanmış olan Versailles, 11 dönümü
Fransa’daki Versailles Sarayı’ndan esinlenerek düzenlenen toplam 6 dönüm
araziyle çevrili olacak. Tüm konutlar, halka açık Badlands Golf Sahası
ve yakındaki -ikisi inşa halinde- yedi golf sahasıyla yayılmakta olan
Summerlin konut geliştirme projesini görüyor.
Versailles’ın
potansiyel müşterilerinin çoğu Las Vegaslı olmakla birlikte,
ilgilenenlerin yüzde 60’ı ulusal ve uluslararası topluluklardan.
Bunun sebebi White House tarzı güvenlik sistemi, Avrupai tarzdaki mimari
yapı veya 1.2 -7.8 milyon $ arası fiyat etiketlerine sahip olması
olabilir. Tüm konut sakinleri her bir kulede bulunan tüm imkanlardan
faydalanabiliyor: Erkek ve kadınlar için ayrı sağlık kulüpleri,
havuzlar ve kaynak suları, bir balo salonu ve dört konukevi.
yukarı
Avrupa
basını her ne kadar New York'u uyuşturucu ve mafya yatağı, işsizlerin
ve evsizlerin şehri olarak lanse etse ve söylenenler doğru olsa bile
bu, New York'un onlarca çehresinden sadece biri. Zira New York yalnızca
Amerika'nın en büyük şehri olmakla kalmıyor, Tokyo ve Mexico City'den
sonra dünyanın en büyük üçüncü şehri olma özelliğini de taşıyor.
Onunla boy ölçüşebilecek Paris ve Londra'nın New York'un yanında sönük
kaldığı da bir gerçek. Yabancılar için New York genelde Manhattan
demek (oysa şehrin en küçük beş muhitinden biri). Hudson ile East
River arasında kalan bu dar adada birçok otel ve restoranın yanı sıra
çok ilginç aktiviteler, jazz kulüpleri ve her türlü müzik tutkunları
bulunuyor. Turistlerin çoğu da günlerini, gökyüzüyle buluşan gökdelenlerin
şehri Manhattan'da geçiriyor zaten.
Bir
kent senfonisi
New York eyaletinin güneydoğu kesiminde, Hudson Irmağı'nın ağzında
yer alan New York kenti, beş bölgeye ayrılmış durumda. Manhattan,
Brooklyn, Bronx, Queens ve Staten Island. Yerlisi olmayan bu şehir, her
biri kendine özgü kimliği ve yaşam tarzıyla ayırt edilen bir dizi
semtin toplamı olarak da tanımlanabilir.
Sadece
turistler değil, Amerikalılar için bile New York deyince Manhattan
geliyor akla. Manhattan, New York'un ekonomik ve kültürel yaşamının
odağı. Değişik etnik toplulukların ve yaşam biçimlerinin
Manhattan'daki kadar iç içe geçtiği Brooklyn, alışveriş merkezleri
ve sanayi bölgelerinin yanı sıra gelir düzeyi yüksek kimselerin
oturduğu Brooklyn Heights'tan, yoksulluğun hakim olduğu
Bedford-Stuyvesant'a kadar çeşitli konut alanlarını kapsıyor.
Brooklyn aynı zamanda dünyadaki en kalabalık yahudi nüfusuna sahip.
Orta
sınıfın kalesi durumundaki Queens daha çok eski ve oturmuş
muhitlerden oluşan bir yerleşim bölgesi. Bronx'da ise bazı kesimlerde
lüks konut alanlarıyla orta sınıf apartman bloklarının ağır basmasına
karşın, özellikle South Bronx ve Hunt's Point'de geniş bir alana yayılan
mahalleler çeşitli kirli işlerin döndüğü alanlar. Son yıllarda
kentsel alanların gelişme gösterdiği Staten Island'ın büyük bölümü
ise kırsal bir görünüm taşıyor.
Önemli
yerleşimler
-
Brooklyn
Heights: Gerçek bir Manhattanlı için Brooklyn, adımını atmadığı
ve hiç bilmediği bir semttir, ancak istisna bir yeri var: Brooklyn Köprüsü'nün
güneyinde, Brooklyn Heights diye bilinen muhit. XIX. yüzyılın şık
semti, XX. yüzyılda gözden düşmüşse bile günümüzde yeniden
itibar kazanmış durumda. East Side'ı artık sıkıcı ya da fazla
pahalı bulmaya başlayan ressamlar, yazarlar ve 40 yaşın üzerindeki
ünlü isimler Brooklyn
Heights'e yerleşmeye başladılar. Eski evlerin çoğu restore edilmiş
durumda. En güzel evler ise Willow Street üzerinde sıralanıyor.
-
5.
Cadde: Manhattan'ın can damarı... Sokaklar, hep bu cadde temel nokta
alınarak numaralandırılıyor. Empire State Building ve Plaza
Hotel özellikle görülmesi gerekli yerler. fiehrin en ünlü dükkan
ve 'cafe'leri de 5. Cadde'de. Caddenin kuzeyinde, New York'un 'yeşil
akciğerleri' sayılan Central Park başlıyor. Parka bakan evler şehrin
en pahalı evleri!
-
Greenwhich
Village: 1696'da kurulan Greenwhich, XVIII. ve XIX. yüzyıllarda doğa
tutkunu New Yorklular'ın buraya gelerek kır evleri inşa etmesiyle
oluşmuş bir bölge. Zaman içinde kasaba olmaktan çıkarak şehir
kimliğine bürünen Greenwhich bugün aydınların ve bohem yaşayan
kişilerin adresi. Sanatçıların çoğu yüksek kira bedelleri yüzünden
başka yerlere taşınmışlar. Tertemiz havası dışında
Greenwhich'in bir diğer belirgin özelliği ise dünyanın en yoğun
homoseksüel nüfusuna sahip olması!
-
Park
Avenue: Mimari açıdan Manhattan'ın en renkli caddesi. Geniş
sokaklar, bol yeşil alanlar, aynalı camlarla kaplı binalar...
Modern büroların klasik örneklerinin en güzellerini Park Avenue'de
bulabilirsiniz.
-
SoHo:
South of Houston Street, kısa adıyla SoHo, prefabrik çelik evlerle
dolu. XIX. yüzyılın ikinci yarısında inşa edilmiş bu yapılar,
modern yapılaşmanın da ilk örnekleri. '70'li yıllarda Greenwhich
Village'da ev fiyatlarının yükselmesi üzerine birçok sanatçı
SoHo'ya yönelmiş. Oysa bugün SoHo'daki emlak fiyatları
Village'dakileri aratmayacak kadar pahalı.
-
Battery
Park City: Manhattan'ın güney ucunda, World Trade Center'ın inşa
edildiği yerde yeni bir yerleşim
alanı kuruldu: Battery Park City. Post-modern mimarinin inanılmaz
başarılı bir örneğini sergileyen proje bittiği zaman 25.000 kişi
burada oturacak.
-
Long
Island: Long Island'ın 'Gold Coast', yani ‘Altın Kıyı’ adıyla
anılmasının nedeni sadece altın kumsalları değil, zenginlerin
burada müthiş görkemli yazlık evler inşa etmeleri. Doğa
tutkunları için doğru bir adres.
Kredi
her kapıyı açıyor
Amerika'da
her şey kredi demek. Amerikan sistemi kredi üzerine kurulu. Bankadan
kredi aldığınız takdirde her şeyi yapabilirsiniz. Banka cüzdanı
fotokopisi, mal beyanı, maaş ve/veya diğer gelirlerinizin dökümü
gerekli evraklar. Ayrıca satın alacağınız gayrimenkulün bedelinin yüzde
30'unu ödeyebilecek kapasiteniz olmalı. Bu takdirde, kredi
için başvurduğunuz banka fazla detaya girmeden başvurunuzu
kabul ediyor. Standart 30 senelik bir ipotek var. Bankadan bankaya değişse
bile genelde faizler yüzde 7'den aşağıya düşmüş. Bu da son 20
senenin en düşük faiz oranı ki, yatırımcılar için gayrimenkul
sahibi olmayı daha da cazip hale getiriyor.
Manhattan’da
konut tipleri
Konutları dört grupta inceleyebiliriz. Kiralık evler, co-op,
kondominyum ve town house. Town house, bitişik nizam bahçeli müstakil
evler. Daha çok West Side'da bulunuyor. Kısaca co-op denilen kooperatif
evler, bizdeki kooperatif anlayışından bir hayli farklı. Örneğin büyük
bir binadan daire alıyorsunuz, bu binanın yönetim kurulu var,
ama bu bina 'business' yani iş olarak kuruluyor. Siz burada
kiradan pay aldığınız gibi, binanın diğer yerlerinden de pay
alabiliyorsunuz. Her şey ortaklaşa bölünüyor. Bina yönetimi, sizin
burada daire alıp almamanıza karar verecek denli önemli bir noktada.
Sosyal yapınız, gelir durumunuz etüt ediliyor. Eğer siz bu
kooperasyona katılmaya uygun bir kişiyseniz, ev size tahsis ediliyor. Bütün
apartman giderleri ortak bir bütçeden karşılanıyor. Sadece konuta değil,
aynı zamanda binanın bir bölümüne de sahip oluyorsunuz. Yüzme
havuzundan, terastan, restorandan pay alıyorsunuz ama bu binanın bir
geliri, kazancı yok. Bunun yanında ödenen aidat yüksek. Binada çalışan
en az 15-20 kişi var. Bunlar bakım-onarımdan güvenliğe kadar binanın
her sorunuyla ilgileniyorlar.
Kondominyuma
gelince...
Çok katlı dev binalarda süper lüks daireler. Satış fiyatları
co-op'dan daha yüksek, buna karşın aidatları daha düşük. Ayrıca
kondominyumda bina yönetimi, kabul edilme olayı, gibi durumlar yok.
Dolayısıyla bir yabancı için daha kolay bir yatırım. Bu
dördünü yanyana koyduğumuz zaman, en yüksek satış fiyatı co-op ve
kondominyumlarda. Yaklaşık 464.000 $ civarında. Halen en fazla satılan
daireler tek ya da iki odalı stüdyolar.
yukarı
| GAYRİMENKUL
CENNETİ SAN FRANSISCO... |
Golden
Gate Boğazı’nın güneyindeki tepelik yarımada üzerinde kurulmuş
olan San Fransisco’nun en önemli caddesi olan Market Caddesi, liman bölgesi
Embarcadero’dan başlayarak güneybatıya doğru uzanıyor ve kentin
merkezindeki Twin Peaks’e ulaşıyor.
Dünyanın en dik sokaklarından birkaçı Market Caddesi’nden başlayarak
Nob, Russian ve Telegraph tepelerine doğru çıkıyor. San
Fransisco’nun 43 tepesinden en yükseği ise 280 m. yüksekliğindeki
Davidson Tepesi.
San
Fransisco’daki birçok önemli yapı arasında 48 katlı Transamerica
Corporation binası da yer alıyor. Eski fabrikaların onarılarak
lokanta, dükkan ve sanat galerilerine dönüştürüldüğü Cannery ve
Ghiradelli meydanları ise hem kent halkının, hem de turistlerin en
sevdiği buluşma noktalarından.
Pacific
Heights
Göz kamaştırıcı San Fransisco Körfezi ve Golden Gate Köprüsü
manzarasına hakim konumdaki Pacific Heights, 25 yıldır yabani otların
yayıldığı boş bir arazi konumundaydı. fiehrin gelişmemiş son
arazisi olan bu alan, McGuire Real Estate şirketi başkanı Aldo
Congi’ye göre, San Fransisco yerleşim bölgesinin mücevheri...
Arazinin 1893’ten bu yana sahibi olan San Fransisco Unified School
District, 1998 yılı başında yaklaşık 4500 m.2’lik L-şeklindeki bu
araziyi müzayedeye çıkarmaya karar verince müstakbel alıcılar hakkında
söylentiler uçuşmaya başladı. Araziyi bir Hollywood yıldızı mı
alacaktı? Yoksa Silikon Vadisi’nin dolar milyarderi mi? Yoksa araziye
komşu olan bir grup, burayı park yapmaya mı karar vermişti? Fiyat
teklifleri 12 Mayıs 1998’de 9.03 milyon $ ile başladı ve 200.000 $
aralıklarla düzenli olarak yükselmeye devam etti. Müzayedenin sonuçlandığını
belirten tokmak indiğinde San Fransisco müteahhitlerinden Mitch Menaged
fiyatı 13.65 milyon $’a yükseltmişti. Menaged’in araziyi birkaç
parçaya ayıracağı yolunda söylentiler çıkınca Pacific Heights
Sakinleri Birliği gelişmeleri takip için bir yönlendirme komitesi oluşturdu.
Bu, San Fransisco yerleşim
tarihinin en dramatik olaylarının en yenilerinden sadece biri.
San Fransisco, “içinde
yaşanabilecek enfes bir coğrafi vaha” olarak tanımlanıyor. Haftasonu
kaçamakları için doğuda kayak yapmayı, kuzeyde Wine Country, güneyde
Carmel veya Monterey Körfezi’ni deneyebilirsiniz. Hepsi de şehre bir
ya da iki saatlik mesafede. Ve tabii ki alışveriş, restoran ve eğlence
de San Fransisco’da dünyadaki tüm büyük şehirlerle eşdeğer
durumda.
Ama
hepsi bu değil! Tepelik bir yarımadanın sonundaki bu şehir, aynı
zamanda yüksek teknoloji devriminin merkezi eşiğinde, gıpta edilecek
bir konumda. Hızlı finansal gelişme, yüksek teknoloji endüstrisi, düşük
faiz oranları ve kükreyen borsası ile San Fransisco en dinamik
gayrimenkul piyasalarından birini yaratmayı başardı.
San
Fransisco’nun tepeleri...
San Fransisco’da satıştaki konutların fiyatları 5.5
milyon $ civarında, çok kısıtlı sayıda olmakla birlikte piyasada
bunun iki katına satılan evler de mevcut. fiehirde, üst
seviyedeki gayrimenkullerin yüzde yetmiş ile seksenine birden fazla alıcı
talip oluyor. Bu da alıcıların ilgi gösterdiği yerlerin en çok bu bölgede
bulunmasından kaynaklanıyor.
fiehrin
kuzey kısmındaki tepede yer alan Pacific Heights çok seçkin bir
konumda. Burada ne kadar yüksekte yaşıyorsanız, o kadar yüksek
rakamlar ödüyorsunuz. Viktoryen daireler, condominiumlar ve malikaneler
çevrede ağırlıkta bulunuyor. Pacific Heights muhteşem körfez
manzarası ve şehir merkezine yakınlığıyla, şehrin kuzeydoğu köşesindeki
Russian Hill, Nob Hill ve Telegraph Hill’i sıralamada daha geride bırakıyor.
fiehir merkezine biraz daha uzakta ve nispeten daha sakin olan
Presidio Heights da lüks gayrimenkuller açısından hayli zengin.
fiehrin
kargaşasından bir parça daha uzaklaşmak isteyenler için, şehrin öbür
yakasında Pasifik kıyısındaki Lincoln Park ve Presidio arasında yer
alan, diğer bir lüks sığınak da Seacliff.
Rayiçler
hızlı bir yükselişte...
San Fransisco’da bulunan Viktoryen ve Akdeniz tipi evlere, modern
evler ve condominiumlar azınlık olarak eşlik ediyorlar. Ancak aranılan
bir evi bulmak her yerde olduğu gibi, kısıtlı sayıda satılan ev
olması nedeniyle, zor oluyor. Çoğu San Fransisco gayrimenkul danışmanının
lüks gayrimenkullerde başlangıç fiyatı olarak gördüğü 2 milyon $
civarında, bu durum özellikle akut bir hal alıyor.
fiehirde
halen yaklaşık 30 civarında, 2 milyon $ ve üzeri fiyatla satışa
sunulan ev bulunuyor. San Fransisco’da eğer şansınız varsa 2 milyon
$’a hoş, kendi başına bir ev bulabilirsiniz, ancak tabii ki manzarasız.
Eğer bu fiyata manzara istiyorsanız, Russian Hill’de 2 yatak odalı
bir Viktoryen daire seçmeniz gerekiyor. Ayrıca kronik olarak araba park
yeri sorunuyla ünlü bu şehirde, en az iki arabalık garajınız olmasına
da dikkat etmeniz gerekiyor.
Fiyatta
bir kaç milyon $ yukarı çıktığınızda ise seçenekler daha çoğalıyor.
6 milyon $’a Broadway’de (Pacific Heights) muhteşem manzaralı iki
arabalık garajı olan beş yatak odalı ve beş tam, bir yarım banyosu
bulunan 500 m.2’lik bir ev satın alabilmeniz mümkün.
Yarımada
düşkünlüğü
Los Altos Hills, Los Altos ve Palo Alto gibi yerlerde üç yatak odalı,
tek bir aile için olan evlerde ortalama fiyatlar sırasıyla; yüzde 20
(1.389 milyon $), yüzde 27 (720.000 $) ve yüzde 25.2 (1,3 milyon $)
olmak üzere en yüksek artışı göstermiş.
Böyle
yükselişler bölgedeki piyasanın sürekli rekabetçi olmasından
kaynaklanıyor. Bay Area Council tarafından yakın zamanda yayınlanan
bir rapora göre bölgede sürekli yeni iş imkanları ortaya çıkıyor.
Yeni gelen çalışanların büyük çoğunluğunu oluşturan yüksek
teknolojiye dayalı şirketlerin yöneticileri; San Fransisco ve Silikon
Vadisi’ne olduğu kadar, daha büyük gayrimenkullere olan yakınlığı
nedeniyle de yarımadaya ilgi gösteriyorlar.
Woodside,
Atherton ve Hillsborough gibi yerlerde alıcılar genellikle istedikleri büyüklükte
evler bulabiliyorlar, ancak fiyatlar oldukça yüksek. Woodside’da
12.000 m.2 civarında bir yerde, sadece arazi için, 2.8-3 milyon $ arasında
bir rakam ödemeniz gerekiyor.
yukarı
| KARAYİPLERİN
İNCİSİ BAHAMALAR |
Basit
bir tatilden çok, cennetin bir parçasına sahip olma fikri, zenginleri
Karayipler’e çekiyor. Yakıcı güneş altındaki bu ünlü adalar, satın
alınmak için oldukça elverişli özelliklere sahip.
Caymanlar;
Bahamalar’ın gözdesi...
Hint Adaları’nın en önemlilerinden olan Bahamalar ve bu ada
grubuna bağlı olan Cayman Adaları gayrimenkul açısından hayli ilgi görüyor.
Grand Cayman’daki birkaç satış noktasının yanı sıra Bahamalar,
ulaşım kolaylığı (tüm adalar Miami’ye uçakla bir saat uzaklıkta),
satın alma ve mal varlığı edinme sınırlamalarının olmaması,
kurulmakta olan yeni yerleşim alanları ve her şeyden önemlisi vergisiz
mal varlığı edinebilme olanağı gibi pek çok cazip koşulu
yatırımcılara sunuyor.
Konut
edinmenin oldukça kolay olduğu bu adaları cazip kılan en önemli özellik,
finans ve vergi koşullarının son derece uygun olması. Örneğin;
Cayman Adaları off-shore (kıyı bankacılığı) cenneti. Bütün
sermayenizi kaynak göstermeye gerek kalmadan bankaya yatırdıktan sonra,
hayatınızın sonuna kadar huzurlu ve güvenli bir şekilde yaşayabilirsiniz.
Deniz
kıyısında yaşamak, buradaki yaşam tarzı. Burada lüks ve ferah iki
yatak odalı evlerin fiyatları 500 bin $’dan başlıyor. Üç yatak
odalı ve deniz manzaralı evlerde ise fiyatlar, 1.3 milyon $’a kadar çıkıyor.
Bölgedeki en pahalı evlerin fiyatları ise 3 - 4 milyon $ civarında.
Cayman Adaları’nda kumsala bakan, 4 odalı, büyük salonlu müstakil
evlerin rayiçleri 750 bin-4 milyon $ arasında değişiyor.
Caymanlar’da
satın alma imtiyazları
Cayman Adaları’nda mal varlığı edinme konusunda yabancılar için
herhangi bir sınırlama bulunmuyor. En az 200 bin $ değerinde bir emlak
satın alındığında ise adalara sınırsız giriş çıkış hakkı
kazanılıyor. Böylece oturma müsadesi alma zorunluluğu da ortadan
kalkmış oluyor. Satış belgelendikten ve alıcının kaydı yapıldıktan
sonra mal varlığı üzerinde herhangi bir tartışma olmuyor; satın
alma işlemi tabii ki vergisiz gerçekleşiyor.
Vergi
cenneti
Bahamalar’da birçok vergiyi ödemiyorsunuz. Burada bir çeşit mülkiyet
vergisi olmasına rağmen, yatırımcılar gelir vergisi, sermaye artışı
vergisi ve veraset vergisi vermiyorlar. Bahamalar’da herhangi büyüklükte
bir emlak satın aldığınızda, 500 $ karşılığında, ev sahibi olduğunuza
dair bir kart alıyorsunuz. Bu kart size adalara sınırsız giriş çıkış
yapma hakkı kazandırıyor. Artık burada bir mülkünüz olduğu sürece
oturma müsadesi almanıza gerek kalmıyor. En az 500 bin $’lık bir mülk
satın aldığınızda ise kalıcı yerleşim hakkı elde ediyorsunuz.
Bahamalar’ın başkenti
olan Nassau, New Providence Adası’nda yer alıyor. fiehirde
fiyatlar; 1500 m.2’lik evlerde 300 bin $ civarında.
Abacos’da
ada stilinde bir evin fiyatı 500 bin ile 1 milyon $ arasında değişiyor.
Harbour Island şehrindeki koloni tarzındaki evlerin fiyatları da aynı
miktarda. Ancak, Harbour Island’da deniz kıyısında bulunan evlerin
fiyatları 2 milyon $’a kadar çıkıyor. Yine New Providence Adası’nda
bulunan, Grand Bahamas Freeport’taki plaj kenarı ve oldukça geniş
olan evlerin fiyatları ise 2 milyon $’ın üstünde. Eğer kendinize,
özel bir ada almak istiyorsanız, Exuma’da bulunan ve yaklaşık 150
km.’lik bir zincir oluşturan, satılık adalar sizi bekliyor.
yukarı
Emlak
piyasası
Yerleşim yoğunluğu ve emlak açısından değerlendirecek olduğumuzda,
San Francisco, Beverly Hills ve Los Angeles’ın pazar payının üst sıralarını
paylaştığını görüyoruz. Bu şehirlerdeki emlak durumu ve evlerin
rayiçleriyle ilgili araştırmamızın California’da ev almayı düşünenlere
yol göstereceğine inanıyoruz. Fiyatlardan da göreceğiniz gibi
Amerika’da ev sahibi olmak bir hayal değil. Üstelik lüks konutlar, Boğaz’daki
evlerden de ucuza geliyor.
San
Francisco: San Francisco’da nüfusun yoğun olduğu bölgelerde lüks
konutların fiyatları geçtiğimiz yıla oranla kayda değer ölçüde yükselmiş.
Buna karşın emlak satışlarında hiç bir sıkıntı yaşanmamış. Öyle
ki, satılığa çıkarılan evlerin sayısı % 10 oranında artmış.
California’nın geneline baktığımız zaman gayrimenkul satışlarının
en çok San Francisco’da gerçekleştiğini görüyoruz. 1995 – 1996 yılları
arasında evler, % 10,8 oranında değer kazanmış. Sıfır evlerin
fiyatları 475.000 $’dan başlıyor, kuzeye çıktıkça 800.000 $’a
çıkabiliyor. San Francisco’da gayrimenkul satın almak alıcısına
kar sağlayan bir yatırım aracı diyebiliriz. Lüks konutların satışındaki
artış ve bu evlerin prim yapması ülke ekonomisinin gelişmesinde de
rol oynuyor. Uzmanlara göre, lüks evlerin satışının daha da artmasını
engelleyecek bir durum söz konusu değil.
Santa
Clara: Lüks konutların fiyatları 1996 yılında adeta patlamış.
Santa Clara özellikle yuppie’ler ve kısa sürede zengin olmuş genç iş
adamlarının akınına uğramış durumda. Evler, yüksek fiyatlarına rağmen
kolay alıcı buluyor. Bu refah düzeyi ve satın alma gücü şehrin güneyine
inildikçe daha da yükseliyor. Emlak satın almak için en popüler yer
Palo Alto ve güneyindeki Los Altos Hills. 1 milyon $’ın altında ev
bulmak zor. Yeni bitmiş lüks konutların yanı sıra eski evler de satış
açısından pazar payının büyük bölümünü oluşturuyor. İki
banyolu, dört odalı evler 1 milyon $’ın üstünde.
Beverly
Hills: Amerika’nın en gözde 10 yerleşim merkezinin başında
Beverly Hills geliyor. 1996 yılında en pahalı eveler Beverly
Hills’deymiş. Bugün de Amerika genelinde en lüks ve pahalı her 10
evden beşi bu bölgede bulunuyor. Emlak dünyasının prim yapan yerler
listesine çok yakın bir zaman öncesinde Brentwood da eklendi. 1995 yılında
17. sırada yer alırken 1997’de ilk 10’a kadar yükselmeyi başaran
bu kent şu an çok popüler.
Los
Angeles: Güney California’da ‘90’lı yıllarda gayrimenkul
fiyatlarının düşüşe geçmesiyle son 10 yıl içinde evlerin fiyatları
da % 45 düştü. Bunun nedenleri, ekonomik sorunlar,uluslararası ilişkiler
ve doğal afetler, ama günümüzde ülkenin genelinde ekonominin yeniden
güç kazanması sayesinde insanlar kemer sıkma politikasını bir kenara
bıraktılar ve artık yeniden lüks konutlarda yaşamayı düşünüyorlar.
Bugün bir çok emlakçı gayrimenkul fiyatlarının yeniden artacağına
kesin gözüyle bakıyor. Kaliteli evlerin fiyatları şu günlerde çok
uygun fiyatlarda. Pazar geliştirme uzmanları ödediğiniz paranın karşılığını
fazlasıyla alacağınızı söylüyorlar. Yakın gelecekte, özellikle
Los Angeles’ın batı tarafında Malibu, Brentwood, Pacific Palisades ve
Pasadena gözde yerleşim yerleri olacak. Örneğin Pacific
Palisades’deki ufak bir ev 1996’nın ortalarında 800 $’a satışa
çıkarıldığında ilk beş gün içinde dört alıcı bulmuş, ancak
bir yıl öncesine dönecek olduğumuzda, bu fiyata çok zor satılabileceğini
söylüyor uzmanlar. Brentwood ve Pacific Palisades’de evler çok kolay
alıcı buluyor. 2 milyon $’lık satışlarda bile hiç bir sıkıntı
çekmiyor emlakçılar. Nitekim Beverly Hills’den şu son zamanlarda
Brentwood ve Pacific Palisades’e doğru bir göç var; çünkü insanlar
daha sessiz ve özgün bir ortamda yaşamak istiyorlar.
Amerika’da
emlak sahibi olmak
Amerika’ya girme vizesi olan (normal turist vizesi) ya da vize alma koşullarına
uygun olan herkes burada gayrimenkul sahibi olabilir. Yani Amerika’nın
yabancıların gayrimenkul sahibi olmalarını engelleyen herhangi bir
yasası yok. Üstelik emlak sahibi olmak, vize almayı ya da uzatmayı
kolaylaştırıcı sebeplerin de başında geliyor. İnterpol tarafından
aranmayan her yabancı mülk edinebilir. Eğer peşin ödeme yapılacaksa,
yabancılardan istenen belgeler de yok. Bankadan kredi kullanılacaksa:
Fiyatın % 30’luk kısmını ödeyen, Amerikan vatandaşı olmayan kişilerden,
şimdiye kadar çalıştığı Türk bankalarından referans belgesi, yani
iyi ve dürüst müşteri olduğunu belirten bir yazı isteniyor. Bir de
bankada doldurulması gereken, evli ise eşinin de imza atacağı bir form
var. Eğer banka cüzdanı fotokopileri de (dolar ya da mark türünden döviz
hesabı) eklenirse iyi olur. Banka, verdiği kredi kadar gayrimenkule
ipotek koyuyor ve anlaşma şartlarına göre aylık ödemeleri bekliyor.
Dileyen her yabancı ev kredisi alabilir. İsteğe göre 1 – 30 yıl
geri ödemeli anlaşılabilir. Örneğin 10 yıllık kredi alan bir kişi,
iki yıl sonra paranın bakiye borcunu kapatmak isterse tamamını öder
ve ipoteği kaldırtabilir. Alış ve satış arasındaki kar, har türlü
masraflar düşüldükten sonra, her eyalete göre değişen oranlarda
(karın büyüklüğüne göre % 15 – 25 arası) vergilendiriliyor. Ayrıca
evin yerine ve değerine göre yıllık emlak vergisi (Türkiye’deki
gibi) var. Örneğin gayrimenkulun değeri 500.000 $ civarında ise yıllık
ortalama 5000 – 6000 $ vergi ödeniyor.
yukarı
| FLORIDA’DAKİ
KONUT TİPLERİ |
Bütün
apartmanlar ve villalar geleneksel biçimde inşa edilmiştir. Ancak bugünkü
imar kanunları, yapılarda yeni normlar şart koşuyor. Belli başlı
konut tipleri ise şöyle:
-
Yeşil
alanı bol, havuzu olan bitişik nizam evler. Üç ya da dört odadan
ibaret bu evler genellikle 130 m2 kullanım alanına sahip. Salon,
yatak odaları, mutfak ve banyo var. Fiyatları 130.000 $ ile 150.000
$ arasında değişiyor.
-
İki
ya da dört katlı apartman daireleri. En büyük özellikleri ise son
derece konforlu olmaları.
-
Condominium
denilen çok katlı binalarda, müstakil ev rahatlığı sunan süper
lüks daireler. Bu binalar genelde sahil kenarında olup çok katlı
yalıları andırıyorlar.
-
Körfez
kıyısında sıralanmış çok güzel villalar. Buralarda ünlü
simalara rastlayabilirsiniz. En güzel örnek ise Miami’nin kuzeyi.
Buradaki yerleşim gölün etrafından konumlanmış villalar şeklinde.
FLORIDA’NIN
GÖZDE YERLEŞİMLERİ
Florida’da nerede yaşayacağına bir türlü karar veremeyenlerin işini
biraz kolaylaştıralım istiyoruz. En gözde şehirleri ve özelliklerini
sizin için araştırdık. Etrafı denizle çevrili Florida, en güzel
iklimi, en iyi tatil olanaklarını ve en görülmeye değer lüks evleri
hizmetinize sunuyor. Miami’nin parıltısı ve göz kamaştırıcı güzelliğinden,
kıyı şehirlerinin bakir zerafetine kadar Florida’da mutlaka her zevke
uygun bir adres vardır.
Miami: Kalabalık ve yoğun trafik yüzünden Los Angeles’ın puan kaybetmeye başlamasıyla
birlikte Miami başta film yıldızları olmak üzere, sakin ama lüks bir
yaşam arayışında olan zenginler tarafından adeta parsellendi. Deyim
yerindeyse, son zamanlarda Los Angeles out, Miami in. Hollywood bile eski
cazibesini yitirdi. Bugün ünlü ve zenginlerin tercih sıralamasında
ilk sırayı Florida’nın ünlü sahil kenti Miami alıyor. 20 yıl önce
Kübalı mültecilerin akınına uğradığı için o dönemde unutulan
Miami, bugün eski çekiciliğini yeniden kazanmışa benziyor. Yaklaşık
360 bin kişinin yaşadığı bu harika kent, Hollywood’lu yıldızların
sığınağı görünümünde. Yerleşenlerin listesi de bir hayli kalabalık
doğrusu ve görünüşü bakılırsa burayı kolay kolay terk etmeye de
niyetli değiller. Miami 101 yıllık bir şehir. Nüfusu 2,5 milyon.
Kuzey Miami sahili ile West Palm Beach arasındaki yaklaşık 100
km.’lik doğu Florida (Atlantik Okyanusu kıyısı) en fazla prim yapan
bölgeler. 1990’lı yıllar Miami’nin altın çağını yaşadığı yıllar
oldu. Son 10 yılda Miami turistler kadar Amerikalıların da tercih ettiği
bir bölge haline geldi. İnsanlar sadece eğlenmek için değil,
dinlenmek ya da iş olanakları bulmak amacıyla da Miami’ye gelir
oldular. Sonuçta bugünün Miami’si hem kültürel etkinlikleri, hem iş
olanakları, hem de altın kumsalları, renkli gece hayatıyla dünyanın
en çok tercih edilen tatil merkezi konumuna yükseldi. Emlak almayı düşünenler
için ev fiyatları geçekten pahalı diyebiliriz. Miami’de özellikle
arsa ve villalar ateş pahası. Bu konuda şöyle önemli bir nokta var. Lüks
ev fiyatlarının rayici, ülkedeki seçimlere göre değer kazanıyor ya
da kaybediyor. Seçim dönemi geldiğinde emlak fiyatlarının seyrini
kimse bilemiyor; çünkü yukarıda da belittiğimiz gibi, lüks evlerin
fiyatları ekonomi ve politikadaki değişikliklere koşut olarak değişiyor.
Ancak bu dalgalanmaların iki kesim için bir şey ifade etmediğini
belirtiyor piyasa araştırma uzmanları. İlki, faiz oranlarını
umursamayan zenginler, ikincisi de yabancılar.
Naples: Meksika Körfezi’nde Florida’nın yakınlarında bulunan Naples,kendini
‘dünyanın golf başkenti’ olarak tanıtıyor. Bir zamanlar bir sahil
kasabası olan Naples, geçtiğimiz yıllarda gelişme kaydederek
kozmopolit bir şehir kimliğini kazandı. Burası uzun zamandır
sanatseverlerin, golf tutkunlarının, alışveriş çılgınlarının ve
ev sahibi olmak isteyenlerin cenneti. Naples’in geçmişten günümüze
kadar korunmuş özgün atmosferi, bugün büyük bir şehir olsa bile
hala devam ediyor. Bu atmosfer, dünya çapında sanat galerilerini, sayısız
butikleri ve müzeleri içine alıyor. Naples’in başarısındaki
anahtar, onun doğal varlıkları öldürmeden yeşil alanları dikkatlice
koruması. Yedi millik plajı hala tertemiz. Sporseverlere 40’dan fazla
golf sahasıyla geniş imkanlar sunan Naples, nüfusu geçtiğimiz 10 sene
içinde yüzde 50’den fazla artmış olmasına rağmen lüks ve rahat
bir yerleşim merkezi olarak özgünlüğünü korumuş.
Clearwater:
Naples’dakine benzer, ama biraz daha konforlu bir yaşam tarzı
Clearwater’da sizi bekliyor. Tampa Bay yakınlarında bulunan
Clearwater, müzelerin, restoranların ve sanat galerilerinin şehri
olarak Florida’nın batı kıyısında konumlanmış. Tampa bu bölgenin
merkezi olurken, kendisini çevreleyen kasabalardan biri olan Clearwater
modern şehir imkanlarını küçük kasaba atmosferinde sunuyor. Bozulmamış
,bakir plajları, stresten uzak yaşamayı hedefleyen yaşam stiliyle
Clearwater, Florida’nın her zaman gurur kaynağı olmuş. Yat kulüpleri,
marinaları, lüks yaşam koşulları, mükemmel körfez manzarasıyla
Florida’nın klasik bir örneği Clearwater, özellikle üst düzey yöneticilerin,
sanatçıların ve milyarderlerin gözdesi.
Jacksonville:
Jacksonville, dünyanın çeşitli yerlerinden gelen insanların buradaki
plajları ve sessiz kıyıları keşfetmesiyle birlikte hızla Amerika’nın
güneyinin sıcak bir merkezi haline gelmiş ve geçtiğimiz birkaç yıl
içinde nüfusu 1 milyon artmış. Ekonomi dergisi Money’nin seçtiği
‘Yaşamak İçin Zirvedeki Yerler’ kategorisinde yukarı sıralarda
yer alan Jacksonville, makul fiyatları ve lüks ev imkanlarıyla ideal
bir yaşam sunuyor. Lüks evlerin çoğu şehir merkezinden 30 mil uzaklıkta
bulunuyor. Jacksonville aynı zamanda dünya çapında ünlü Ponte Vedra
Plajı ve Profesyonel Tenis Cemiyeti’ni içine alan deniz kenarındaki
birinci sınıf yerleşim yerleriyle de tanınıyor.
İster Miami’nin ışıltısı olsun, ister yeni bir metropol olma
yolunda ilerleyen Jacsonville, Clearwater ya da Naples’ın rahatlatıcı
yaşam koşulları olsun, Florida yaşanacak en iyi dünyayı sunmaya
devam edecek.
AKLINIZDA BULUNSUN
Son zamanlarda ikinci bir konut sahibi olmak, cep telefonu, bilgisayar ya
da faks almak gibi bir ihtiyaç haline geldi. Öyleki, Florida’daki
piyasa geliştirme uzmanları, bu eyalette Avrupalı alıcıların yüzde
20 arttığını açıklıyorlar. Yatırımcılar villalardan ziyade yalıları
tercih ediyorlar. Uzmanlar yatırımcıları, herhangi bir yatırıma girişmeden
önce mahalleden mahalleye değişen fiyatlar konusunda uyarıyor ve iyi
bir araştırma yapmalarını önererek popüler merkezlere yakın yerleşim
alanlarını tercih etmelerini öğütlüyorlar. Örneğin Orlando’daki
ünlü eğlence parkı Disney World bu şehirdeki gayrimenkullerin değerini
iki kat artırmış. Yatırım yapılabilecek bazı adresler ise şöyle:
Poinciana
Golf and Racquet Resort Florida’nın tam ortasındaki Kissimmee’de ve
Orlando Disney World’un 30 mil kadar güneyinde yer alıyor. Yalnız yaşayanlardan
çok, aileler için ideal bir yer. Üç yatak odası, üç oturma odası,
camekanlı terası olan villalar yaklaşık 90.000 $- 120.000 $ arasında.
Harbour
Island’daki yerleşim, Akdeniz mimarisi tarzında tasarlanmış. Her
evin kendine ait havuzu ve iki arabalık garajı var. Burada fiyatlar
yaklaşık 200.000 $civarında.
Boca
Raton da son zamanlarda emlak piyasasında atağa geçmiş durumda. Genç
neslin bu bölgeye yönelmesi ve Miami’deki kalabalık nüfusun da
buraya akması sonucunda Boca Raton gayrimenkul piyasasının gözde alanı
haline geldi. Üstelik burada her bütçeye,her zevke hitap eden bir ev
mutlaka var. Rayiçler minimum 100 bin $’dan başlayıp milyon $’a
kadar çıkıyor.
West
Palm Beach de çok gözde. Emlak rayiçleri de bir o kadar yüksek.
Amerika’nın en zengin kişileri burayı parsellemiş. Trump ve Kennedy
ailelerinin malikaneleri de burada.
YABANCILARA
VERİLECEK EV KREDİLERİ İÇİN…
Amerika’da konut sahibi olmaya karar verdiniz diyelim. Ancak hukuki ve
mali işlerle ilgilenecek vaktiniz yok. Sorun değil. Gerek mülk bulmada,
gerekse satın alma aşamasında sizin yerinize devreye girecek bazı
firmalar var. Bunlardan biri de Türkiye’de de aracı kurumu bulunan
Transcontinental Lending Group Florida'da ev sahibi olmak isteyenlere aracılık
yapan bir kuruluş, Türkiye’deki irtibat bürosu, kredi alabilmeniz için
sizin yerinize gerekli evraklarınızı bankalardan birine gönderiyor.
Karşı taraf krediyi onayladığı takdirde alacağınız evin bedelinin
yüzde 70-80’ I oranında kredi alabiliyorsunuz. Minimum yüzde 25-30 yıla
uzayan bir zaman dilimi içinde ödeyebiliyorsunuz. Ama diyelim ki beşinci
yılda evi almaktan vazgeçtiniz. Bu takdirde, o zamana kadar ödediğiniz
parayı geri alıyorsunuz. Yani mutlaka 15-20 yıl ödemek zorunda değilsiniz.
Para kaybetmiyorsunuz ve kalan borçlarınızla birlikte
devredebiliyorsunuz. Eğer hangi bölgede ev sahibi olmaya karar
veremediyseniz, yine bu aracı kurum sizi gezdiriyor ve fikir sahibi olmanıza
yardımcı oluyor.
İstanbul
irtibat bürosu:
Tel:(0212) 257 71 01.
KONUT
EDİNME KOŞULLARI
1.Alınacak ev
gelir amaçlı olmamalı (kiraya vermek gibi).
2.Kredi alacak
kişinin diplomatik dokunulmazlığı bulunmamalı.
3.Şahsın
vergi numarası yok ise, Amerika vergi idaresinden yabancılar için
erekli sertifikanın doldurulması gerekli.
4.Vize statüsünün
belgelendirilmesi için pasaportun ve vizenin birer kopyası.
5.Amerika’da
kredi geçmişiniz varsa, kredi raporu hazırlayan Amerikan kuruluşlarından
birinden rapor gerekiyor. Temin edilemezse ya da yetersiz ise Türkiye’de
çalıştığınız bankadan bir referans/ kredi mektubu temin edilmeli.
Ayrıca en son üç kredi kartı ekstresi ile bütün borçların dökümünün
belgelendirilmesi gerekli.
6.Son iki yıla
ait maaşların ve/veya diğer gelirlerinizin dökümü. Bunları maaş
bordrosundan, gelir vergisi beyannamesinden ya da çalıştığınız şirketten
temn edebilirsiniz.
7.Kredi veriliş
tarihinde, en az üç aylık emlak vergisi ve ev sigortası tutarları peşin
olarak yatırılmalı.
8.Borç miktarının
ev fiyatına oranı % 55-80 arasında değişiyor. Bu oran talep ettiğiniz
kredi miktarına bağlı olarak tesbit ediliyor. Çok yüksek fiyatlı bir
ev alınacaksa borç/ev fiyatı oranı biraz düşecektir.
Yukarıda
belirtilen şartlar borç veren kuruluşlara göre değişebilir. Bu şartlar
ne kadar iyi belgelendirilirse, kredi temini hem daha hızlı, hem de daha
iyi şartlarda olacaktır. Arzu edildiğinde minimum evrakla da işlem yapılabilir,
bu takdirde daha yüksek sabit faiz oranı veya değişken faizli
programların tercih edilmesi gerekecektir.
Yüzde
30 gibi bir peşinat verildiği takdirde bankalar fazla detaya girmiyor.
Konut sahibi olmak için en temel nokta vizenizin olması. Böylece her
yabancı bir Ameriken vatandaşı gibi konut edinme hakkını
kullanabilir. İkinci önemli konu ise kredibilite. Kredibiliteniz olmadığı
takdirde, bir şeye sahip olma şansınız çok az demektir. Her şeyi
nakit ödemek zorundasınız. Kredi geçmişiniz olmadığı takdirde her
şeyin maliyeti iki misli olmaya başlıyor, çünkü sizi tanımadıkları
için riskli sınıfa giriyorsunuz. Konut kredisi edinen kişi ise ileride
birçok konuda kredi kullanma şansını da elde ediyor.
Peki
Amerika’da gayrimenkul iyi bir yatırım mı? Pek sayılmaz. Çünkü bu
ülkede eve yatırım amacıyla değil, bir ihtiyaç olarak bakılıyor.
Üstelik Tarkiye’dekigibi rayiçlerde dalgalanmalar da olmuyor. Örneğin
100 bin $’a aldığınız evin, bir yıl sonra 150 bin $ olmasını
beklememelisiniz. Amerike’da gayrimenkullerde hızlı bir değer artışı
gerçekleşmez. Dolayısıyla en büyük avantajınız rahat ve tam güvenlikli
bir evde yaşamak. Tabii sizin de beklentiniz buysa!
yukarı
Turizm
tanıtım kampanyalarında, seyahat dergilerinde, belgesel programlarda görüp
de en çok etkisinde kaldığımız egzotik adaların başında şüphesiz
Karayip Adaları geliyor. Bahama Adaları dışında bütün Batı Hint
Adaları'nı içeren bu adalar topluluğu, Antil Adaları
adıyla da anılıyor.
Antil
Adaları, iki büyük ada topluluğundan oluşuyor. Kuzeyde Büyük Antil
Adaları (Küba, Jamaika, Hispaniola ve Porto Riko), doğuda kendi
aralarında Rüzgar Adaları ve Rüzgaraltı Adaları adlarıyla ikiye ayrılan
Küçük Antil Adaları.
En
gözde ada Dominik...
Tek kara sınırını Haiti ile paylaşan Dominik Cumhuriyeti'nin
denizdeki en yakın komşusu ise Porto Riko. Yaklaşık 8 milyon nüfusu
ve 48.464 km.2'lik yüzölçümüyle, Küba'dan sonra Karayipler'in ikinci
en büyük adası olan Dominik, özellikle uçsuz bucaksız kumsalları
(500 km. plaj) ve palmiye ağaçlarıyla kaplı kıyı şeridiyle
turistlerin gözbebeği. Karayipler'de adalar içinde en çok talebi de
Dominik Cumhuriyeti görüyor. Ülke ekonomisinin belkemiğini oluşturan
turizm sayesinde adını duyuran Dominik Cumhuriyeti'nde, yazlık konut
sahibi Almanlar'ın sayısı bir hayli fazla. Yabancılar genellikle lüks
sitelerde ev satın almayı tercih ediyorlar. Sitelerin dışında lüks
turistik tesislerde yazlık alanların sayısı da az değil.
Dominik'te emlak arayanların ilk baktıkları şehir ise, Barok uslubun
çizgilerini taşıyan başkent Santa Domingo.
İyi
bir yatırım kapısı Barbados
Barbados, olağanüstü doğal güzellikleri, sıcak güneşi, temiz
havası ve sıcakkanlı insanlarıyla adeta kutsanmış bir ada.
fiekerkamışı tarlalarından engebeli yollara, canlı ve hareketli
doğu kıyısından sörfçülerin Mekke'si batı kıyısına, köy
evlerinden lüks otellere
kadar Barbados, her zevke cevap verecek özelliklere sahip.
İlgi
alanımıza giren ve batı kıyısında inşası yeni tamamlanmış olan
Port St. Charles, bütün modern donanımlara ve ideal yatçılık şartlarına
sahip bir marina. Aynı zamanda da özerk bir yerleşim
alanı. Villa ve apartman katları, deniz ve kumsala bakıyor.
Toplam beş fazdan oluşan konutların birinci fazındaki villa ve dairelerin
hepsi satılmış durumda. Barbados'ta yabancıların mülk sahibi olmalarını
engelleyici ya da kısıtlayıcı kurallar yok. Sadece Central Bank of
Barbados'a (Barbados Merkez Bankası) kişisel sermayenizin dökümünü
kaydettirmeniz gerekiyor. Ayrıntılı bilgilerden çok, sahip olduğunuz
mal varlığı onlar için önemli. Merkez Bankası'nda dolduracağınız
form, gelir seviyenizin sürekliliği açısından bir garanti belgesi
niteliği taşıyor. Mülk sahibi yabancılardan yüzde 10 emlak vergisi
alınıyor. Yaptığınız alışverişler için ise Barbados Hükümeti
vergi almıyor.
Zengin
seçenekler
Bugün Barbados, İngiliz yatırımcılarına çok şey borçlu. 1994
yılında İngiliz yatırımcılar, adanın batı kıyısında, 280 müstakil
evden oluşan Royal Westmoreland adlı yerleşim için tam 400 milyon $
harcamışlar. Bu büyük girişim, adanın yatırım potansiyeli açısından
güven kaynağı olmuş. En az 1.75 milyon $'dan başlayan yüzme havuzlu,
bahçeli müstakil villaların fiyatları 4-5 milyon $'a kadar çıkıyor.
Emlak 'broker'ları, en iyi müşterilerinin İngiltere'den olduğunu söylüyor
ve tatil için gelenlerin bir süre sonra ikinci konutlarını burada satın
almaya karar verdiklerini belirtiyorlar.
Konut
edinmenin kolay olduğu bu adaları cazip kılan bir diğer özellik de,
finans ve vergi koşullarının son derece elverişli olması. Büyük
Antil Adaları'ndan biri olan Küba hakkında önemli gelişmeler söz
konusu. Türkiye de dahil olmak üzere turistik açıdan Küba'ya yoğun
bir ilgi var. Ancak asıl dikkat çekici olan, Küba'nın gelecek yıllarda
emlak alanında da büyük bir hamlede bulunacağı. Biraz sabırlı
davranmak gerek. Zira halen birçok kişinin dikkate almadığı Küba'nın
geleceğini emlak uzmanları son derece parlak görüyor. İnanılmaz
makul fiyatlara (örneğin 1 milyar TL.'na) bir yer kapatmak olası. Ancak
yabancıların emlak sahibi olmalarının yasak olduğu adada, aracı bir
kişi üzerinden alım-satım işlemlerini gerçekleştirebilirsiniz.
Yatırımcıları
bekleyen bir diğer ada ise Reggae müziğin anavatanı Jamaika. Konutların
kalitesi yüksek. Buna bağlı olarak fiyatlar da yükseliyor. Minimum
yaklaşık 350 bin $'dan başlayan fiyatlara müstakil bir villa
alabilirsiniz. Sadece adanın güneydoğu bölgesini araştırmanızın dışında
tutun. Zira bu kesimde suç oranları yüksek.
yukarı
|